6 Şubat’tan 12 Şubat’a Yürüyen Şehir...

6 Şubat’tan 12 Şubat’a Yürüyen Şehir...

HACI ALİ GÜNEÇIKAN

marasgunebakis@gmail.com

Bu şehir tarihle yürümeyi bilir.
Ama bu kez tarih, bu şehrin üzerinden yürüdü.

6 Şubat sabahı Kahramanmaraş yalnızca binalarını değil, saatini de kaybetti.
04.17’de durmuş bir zaman, hâlâ bazı sokaklarda akmıyor.
Bazı evlerde hâlâ sabah olmuyor.
Bazı analar için takvim, üç yıldır aynı günde asılı.

6 Şubat, bir depremden ibaret değildi.
6 Şubat, bu şehrin kalbine vurulan en ağır darbe oldu.
Ama tarih bize şunu öğretti.
Kahramanmaraş, yıkıldığı yerden ayağa kalkmayı bilen bir şehir.

Ve işte tam burada başlıyor asıl hikâye…

12 Şubat, Kahramanmaraş için sadece bir kurtuluş günü değil.
12 Şubat, “olmaz” denilene karşı verilen cevap.
12 Şubat, silahı olmayan bir halkın iradesi.
12 Şubat, bayrağı indirilen bir kalenin ertesi gün yeniden ayağa kalkması.

Bugün 12 Şubat’a giderken yürüdüğümüz yol, artık sadece işgalden kurtuluşun yolu değil.
Bu yol, enkazdan dirilişe giden yoldur.

Kurtuluş Haftası programlarına baktığınızda bir şey dikkatimizi çekiyor;
Bu yıl mesele sadece kutlamak değil.
Bu yıl mesele hatırlayarak yürümek.

Konferanslar…
Sergiler…
Kadının direnişteki yeri…
Mehterin sesi…
Kortejin yürüyüşü…

Bunların hiçbiri birer protokol süsü değil.

“Hür yaşadım, hür yaşarım” bu şehir için bir slogan değil, bir karakter beyanı.
Bu şehir, 1919’da bunu gösterdi.
2023’te de başka bir şekilde ama aynı kararlılıkla gösterdi.

O gün işgal kuvvetlerine karşı yürüyen irade,
Bugün enkaza, ihmale, umutsuzluğa karşı yürüyor.

Bu çok önemli bir denge.

6 Şubat’ı unutup 12 Şubat’ı kutlarsanız, bu bir kopuştur.
12 Şubat’ı hatırlayıp 6 Şubat’ta kalırsanız, bu bir kilitlenmedir.

Kahramanmaraş bu ikisini aynı anda yapıyor:
Yasını tutuyor ama yoluna devam ediyor.
Ağlıyor ama bayrağını indirmiyor.
Susuyor ama teslim olmuyor.

İşte bu yüzden Kurtuluş Haftası bu yıl daha sessiz ama daha derin.
Daha gösterişsiz ama daha gerçek.

O yürüyüşte sadece mehter yok.
O yürüyüşte sadece bayrak yok.

O yürüyüşte;
Enkaz başında sabahlayan babalar var,
Evladının adını mezar taşında okuyan analar var,
“Buradayım” demek için hayatta kalanlar var.

Ve şunu herkes bilmeli:
Bu şehir, acısını süsleyerek anlatmaz.
Ama hafızasını da kimseye emanet etmez.

6 Şubat, bu şehrin en ağır sınavıydı.
12 Şubat, bu şehrin en net cevabı.

Kahramanmaraş bir kez daha gösteriyor ki;
Bu şehir yıkılır ama diz çökmez.
Ağlar ama vazgeçmez.
Ve her defasında, küllerinden yeniden doğar ve yürüyerek çıkar.

Ve bu kent artık kimin nerede durduğunu ezberden değil, enkaz başındaki halinden biliyor. 6 Şubat’ta fotoğraf vermek kolaydı; zor olan, 7 Şubat’ta da, 70. günde de, 700. günde de orada kalmaktı.

Valimiz Sayın Mükerrem Ünlüer ve Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fırat Görgel, bu şehrin insanına tam da bunu hissettirdi. Sessiz ama kararlı bir devlet diliyle, gösterişten uzak ama sahaya yaslanan bir hizmet anlayışıyla… O yüzden bu kent, ikisini de protokole değil, vicdanına yazdı.

6 Şubat, bu şehir için sabrın ve yükün adıysa; 12 Şubat, istikametin ve iradenin adı. Biri yıkımın, diğeri ayağa kalkışın tarihi. Bugün bu iki tarih arasında yürüyen hizmet yolu; sadece asfaltla, betonla, bina sayısıyla ölçülmüyor. Bu yol; adaletle, şeffaflıkla, “buradayım” diyebilme cesaretiyle ölçülüyor. Kahramanmaraş, kendisini yönetenlerin bu iki tarihi de aynı ciddiyetle taşıdığını gördüğü için bağrına basıyor. Çünkü bu şehir bilir: Hizmet, 12 Şubat’ta alkışla başlar; 6 Şubat’ta vicdanla sınanır.

Ne mutlu bu yolu yürüyebilenlere.
Ne mutlu bu şehrin hafızasını taşıyanlara.

https://www.marasgunebakis.com.tr/