Anahtar Parti Genel Merkezi, Suriye’de yaşanan gelişmelerle ilgili yayımladığı basın açıklamasında, “Devletimiz tarafından yürütülmekte olan Suriye politikamızın, Anahtar Parti olarak hassasiyetle takipçisi olacağımızı; lüzum duydukça öneri ve ikazlarımızın devam edeceğinin bilinmesini kamuoyuyla paylaşmak isteriz” ifadelerini kullandı.
Anahtar Parti Genel Merkezi, Suriye’de yaşanan gelişmelerle ilgili sosyal medya hesabından bir basın açıklaması yayımladı. Yapılan yazılı açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“15 yıl önce başlayan Suriye iç savaşının yarattığı ortamı fırsata çevirmek isteyen PKK’nın Suriyeuzantıları, Suriye’nin kuzeyindeki hakimiyetini artırmaya çalışmış; DEAŞ terör örgütüylemücadelekapsamında kurulan uluslararası koalisyonun desteğini de almalarıyla birlikte Suriye’nin kuzeyindekiyayılmacılığını tehdit ve baskıya dönüştürmüştür.PKK terör örgütünün Suriye uzantısı SDG, 10 Mart mutabakatına uyma taahhüdüne aykırı şekildeSuriye Devletine entegrasyonu reddetmiş; bunun üzerine Şam yönetimince başlatılan operasyonlarneticesinde bölgedeki hakimiyetini büyük oranda kaybetmiştir.Merkezi yönetimin güçlü iradesini ortaya koyması ile birlikte, terör örgütünün zulmü altında yaşamakzorunda kalan bölge halkı, PKK/SDG zulmüne baş kaldırma cesaretini göstermiştir.Çatışmaların durdurulması adına, Suriye ile SDG arasında 18 Ocak’ta 14 maddelik bir anlaşmaimzalanarak entegrasyon sürecinin detayları somutlaştırılmış; Suriye’nin geçici Devlet Başkanı Şaratarafından daha öncesinde yayınlanan kararnamedeki Kürtçe’nin ulusal dil olması ve Kürtçe eğitiminönünün açılması gibi haklar bu anlaşmada da yer bulmuştur.Suriye’de ikinci bir ulusal dil ve eğitim dilinin kabul edilmesinin, orta veya uzun vadede yenidenayrışmayı tetikleyeceği; bölünmeye ilişkin taleplerin yeniden gündeme getirilmesine sebep olacağıaçıktır.Terör örgütünün muhatap alınması ile çözüme ulaşma politikasına tümden karşı olmamıza rağmen,Suriye’nin iç savaştan yeni çıkmış olması, yeni Suriye Devleti’nin henüz tam oturmamış yapısındandolayı kırılganlıklara açık olması sebebiyle, merkezi otoritenin tam anlamıyla sağlanması adına Suriyehükümetinin bu yolu izlemek zorunda kaldığını düşünmekteyiz.Suriye’de geniş bir temsile ve nüfusa sahip Türkmenlerin, bu kritik süreçte Suriye’nin toprakbütünlüğü ve birliği adına önemli katkılar sunduklarını da ayrıca belirtmek isteriz.Sınır komşumuz Suriye’nin dirliği ve birliğinin sağlanması ve uluslararası toplumca tanınması,ülkemizin bekası açısından son derece önemlidir.Suriye Devleti tarafından SDG terör örgütüne karşı yürütülen operasyonlardan rahatsızlık duyan DEMParti’nin, sulh ile nihayete erme ihtimali olan Suriye’deki bu süreci, provokasyonlar ve sabote edicisöylemler ile toplu bir direnişe çevirmek istediği açıkça görülmektedir.Devletimiz tarafından yürütülmekte olan Suriye politikamızın, Anahtar Parti olarak hassasiyetletakipçisi olacağımızı; lüzum duydukça öneri ve ikazlarımızın devam edeceğinin bilinmesinikamuoyuyla paylaşmak isteriz.”





