Bilal Güler / Kabil (AA)

Türk seyyah Umut Balkış, dünyayı keşfetme arzusuyla bisikletiyle çıktığı dünya turuna, kendisine yol arkadaşlığı eden köpeği Del ile Afganistan'da devam ediyor.

Dokuz ay önce işinden ayrılıp ailesi ve sevdiklerini geride bırakarak bisikletiyle ülke ülke dolaşan Balkış, bisikletli olmanın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan yolculuğunu Afganistan'ın engebeli coğrafyasında sürdürüyor.

Gezdiği ülkelerin insanını, kültürünü ve doğasını yavaş yavaş, insan içine karışarak, doğada kamp yaparak, yeni insanlarla tanışarak ve gözlemleyerek tanıyan Balkış'ın bir sonraki hedefi de Afrika ülkeleri.

DJ olarak çeşitli eğlence mekanları ve organizasyonlarda çalışan 34 yaşındaki Balkış'ın hayatında, 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremler, kız arkadaşından ayrılması, köpeğinin ölmesi ve işinden sıkılması gibi üst üste gelen olaylar bir dönüm noktası oldu.

Balkış, tüm olayların "zamanın ne kadar çabuk geçtiğini fark etmesine ve hayatın anlamını sorgulamaya başlamasına" yol açarak onu uçsuz bucaksız bir serüvene sürüklediğini söyledi.

İçindeki "dünyayı keşfetme" isteğinin artmasıyla uzun yollar için dayanıklı bir bisiklet ve kamp malzemesi temin eden Balkış, 7 Eylül 2023'te Muğla Yalıkavak'tan dünya serüvenine başladı.

Biden: Bu savaşın bitme zamanı geldi! Biden: Bu savaşın bitme zamanı geldi!

Eşsiz deneyimlerini AA muhabiri ile paylaşan Balkış, yolculuğunun ve gezdiği ülkelerin beklediğinden daha iyi olduğunu ve bundan büyük zevk aldığını söyledi.

9 aydır yollarda

Türk seyyah önce Mersin'e oradan da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne geçti. Daha sonra tekrar Mersin'e giderek, deprem bölgelerine ulaştı ve buradaki durumu yerinde gözlemledi.

Sonra Silopi'ye, oradan da Irak'a giden, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) şehirlerini gezen Balkış, buradan da İran'ın Piranşehir ilçesine gitti.

Piranşehir'den Urumiye, Tebriz, Erdebil, Astara, Reşt, Tahran, Kum, Kaşan, İsfahan, Şiraz, Bender Abbas ve Zahedan rotasını izleyerek Pakistan'a geçen ve başkent İslamabad'a ulaşan Balkış, Hindistan üzerinden Tayland'a ulaşmak istiyordu ancak İslamabad'daki Hindistan Büyükelçiliği vize vermedi. Bunun üzerine rotasını Afganistan'a çevirdi.

Geçen hafta Torkham Sınır Kapısı'ndan Afganistan'a giren Balkış, gelecek günlerde başkent Kabil'den Tacikistan'a doğru yol alacak. Orta Asya'daki Türk cumhuriyetlerini gezmeyi hedefleyen Balkış'ın rotasının ise şu an nerede sonlanacağı ülkelerin vize politikalarına bağlı.

9 aydır yollarda olan Başkış, rotasını günün koşulları, sınır geçişlerinin kolaylığı ve vize süresine göre belirliyor.

Bir sonraki hedefi Afrika ülkeleri

Balkış, tüm bu yolu bisikletiyle katetti. Genellikle suya yakın ve özellikle insan yoğunluğunun az olduğu bölgelerde kamp yaparak dinlenen Türk seyyah, şehirlerde de genellikle tanıştığı misafirperver insanların evlerinde konaklıyor.

Bisiklet sürmenin kendisini sürekli dinç tuttuğunu kaydeden Balkış, hiç hastalanmadığını ancak güneşe ve rüzgara maruz kaldığını, bunun da cildini yıprattığını ifade etti.

Balkış, daha uzun süre yollarda olmayı hedefliyor ve bir sonraki hedefi de Afrika ülkelerini yine bisikleti ve köpeği Del ile gezmek.

Yolların düz olduğu bölgelerde günde 100-120, engebeli olduğu bölgelerde ise 50-60 kilometre mesafe kateden Balkış için işin en zor yanı yokuşlar ve kamp yaparken karşılaştığı haşerat.

Bisikletinde mutfak ve tamir malzemelerini de taşıdığını kaydeden Balkış, şu ana kadar 30-40 defa lastiğinin patladığını söyledi.

Balkış, yol boyunca çektiği fotoğraf ve videolardan oluşturduğu klipleri de "Umut bi yerlerde" adıyla sosyal medya platformlarından paylaşıyor.

Maddi ve manevi en büyük destekçisinin ailesi ve arkadaşları olduğunu kaydeden Balkış, sosyal medya paylaşımlarından bir gelir etmediğini ve bu nedenle sponsora da ihtiyacı bulunduğunu belirtti.

İran'da yol arkadaşı Del ile tanıştı

Balkış, İran'ın Şiraz kentinde bir tamir dükkanında yaralı olarak bulduğu bir köpeği tedavi ettirdi ve sahiplendi. Köpeğine Farsçada "gönül, kalp" anlamına gelen "Del" adını koydu. Artık, Balkış nereye gidiyorsa köpeği Del de ona eşlik ediyor.

Köpeği Del ve bisikletiyle onu görenler kendisine yoğun ilgi gösteriyor. Kimileri durdurup kendisiyle fotoğraf çektiriyor ve tanışmak istiyor, kimileri de onu evine konuk ediyor.

Son 4-5 aydır Del'in kendisine yol arkadaşlığı ettiğini kaydeden Balkış, köpeği için şunları söyledi:

"Bana kattığı en güzel şeylerden bir tanesi hiçbir öğünümü yalnız başıma yememiş oluyorum. Yalnız kaldığım zamanlar onunla konuşuyorum. O da beni anlıyor. Kulaklarım da yüzde 50 az duyuyor zaten. Çadırda geceleri bana alarm oluyor. Güvenlik tarafı da var benim için. Onun haricinde insanlarla iletişim kurabilmem açısından da çok kolay bir araç oldu benim için. Köpeği gören herkes benimle tanışmak için geliyor. Biraz da sempatik görünüyorum tabii. Onunla seyahat etmekten mutluyum. Bana hiçbir yükü yok. Bütün yolculuğumuzu beraber tamamlayacağız. Hatta, dünyanın geri kalanını da gezmeye karar verirsem muhtemelen her yere beraber gideceğiz. En sonunda Türkiye'ye dönüp, noktalarız. Hayatımızın sonuna kadar beraberiz. Artık o benim yol arkadaşım."

Türkiye'ye ne zaman döneceği belli değil

Balkış uzun bir süre daha yollarda olacağını ve hatta bunun yıllar sürebileceğini dile getirdi. Türkiye'ye ne zaman döneceğini bilmediğini aktaran Balkış, yolculuğu ile ilgili şöyle konuştu:

"Doğada az insanın olduğu yerlerde genelde kamp yapıyorum. Bulursam su kenarları, deniz kenarları ve ormanlık alanlar tercihim oluyor. Yolda karşılaştığım insanların misafirperverlikleriyle çok karşılaşıyorum. Şehirlerde genelde ya otellerde ya da insanların evlerine konuk oluyorum. Büyükşehirlerde kamp yapmıyorum. Daha çok küçük şehirlerde, köy ya da kırsalda daha az insanın olduğu yerlerde kamp yapıyorum. Herhangi bir korku duymuyorum ama tehlikeli olan bölgelerde daha çok karakollara yakın ya da resmi yerlere yakın yerlere kamp kurmaya ve onlara da haber vermeye çalışıyorum. Kültürleri tanıdığım için de çok mutluyum. Bir yerlere not ediyorum. Aynı zamanda günlüğüme de yazıyorum. Belki bir kitap oluşturabilirim. Belki bir web sitesi açabilirim. Bu yolculuğa yüzde 50 macera, yüzde 50 insanları tanımak adına, kendi coğrafyamıza yakın insanları tanımak adına çıktım. Gayet iyi gidiyor, her şey yolunda.”

"Bisiklet sürerek meditasyon yapmış oluyorum"

Bisikletle böylesi uzun bir yolculuğun zorluklarının yanında keyifli yanına da değinen Balkış, en güzel yanını "doğada sessiz bir şekilde yol almanın ve etrafı yavaş yavaş tanıyarak gözlemlemenin hazzını yaşaması" olarak tarif etti.

Sürekli hareketli olmasının kendisini zinde tuttuğunu belirten Balkış, bisiklet yolculuğunun faydaları hakkında şunları söyledi:

"Motorsuz bir taşıt olmasından dolayı doğada çok keyifli yolculuklar yapabiliyorum sessiz bir şekilde. Sınır geçişlerinde herhangi bir prosedür, belge olmadan geçiş yapabiliyorum. Bu da çok büyük bir kolaylık. Yayaların girebildiği, motorlu taşıtların giremediği yerlere kolayca girebiliyorum. İnsanlar çok büyük saygı duyuyorlar. Böyle zorlu bir işi yapabildiğim için gelip benimle tanışmak istiyorlar. Uzun seyahatlerde daha sportif kalmamı sağlıyor. Daha sağlıklı kalabilmemi sağlıyor. Aynı zamanda günde 8 saat, 7 saat ne kadar sürüyorsam o kadar da meditasyon yapmış oluyorum. Bu da ruhuma iyi geliyor.” dedi.

Tehlike hissetmiyor

Şu ana kadar gezdiği ülkeler hakkında uluslararası basında genelde negatif haberler çıktığını ve bu ülkelere karşı bir ön yargı olduğuna işaret eden Türk seyyah, seyahati boyunca güvenlik tehlikesi de hissetmediğini vurguladı.

Balkış, "Şimdiye kadar geçtiğim 4 ülke, Irak, İran, Pakistan ve Afganistan beklediğimin ötesinde çok daha iyi ülkeler çıktı. İnsanları çok misafirperverler, çok cana yakınlar. Aynı zamanda dışarıdan göründüğü kadar tehlikeli de değil. Gezilebilecek yerleri ise çok fazla. Keşfedilmemiş ülkeler olarak düşünüyorum bu ülkeleri." diye konuştu.

Türkiye'nin popülerliği fayda sağlıyor

Bisikletinin arkasındaki Türk bayrağını görenler onunla iletişim kurmaya çalışıyor ve sorunlarının çözümünde yardımcı olmak istiyor.

Bisikleti ve köpeği Del ile dikkati çektiğini ve bunun insanlarda olumlu bir imaj bıraktığını anlatan Balkış, "Özellikle bu coğrafyada Türkiye'nin çok iyi bir imajı var. Arkada Türk bayrağını gören insanlar bildikleri birkaç kelime Türkçeyle benimle iletişim kurmaya çalışıyor. Bana yardımcı olmaya çalışıyorlar, bir şeyler ikram etmeye çalışıyorlar. Bu da benim çok hoşuma gidiyor." ifadelerini kullandı.

https://www.marasposta.com/foto-galeri/bisikletiyle-dunyayi-dolasan-turk-seyyah-ve-kopegi-afganistanda

Editör: Akif Arslan