Büyükşehir adaylığı için aranan isim Osman Okumuş mu?

YERİ GELDİKÇE / AKİF ARSLAN

“Bu memleketin tarihine altın gibi bir isim geliyor mu?” sorusuna cevap bulundu gibi!

Aday adayı belde belediye başkanlığını babasından sıra devam ettiren bir isim: Osman Okumuş...

Eskiden belde olan Türkoğlu’nun Beyoğlu Mahallesi’nin son belediye başkanı.

2004’te beldede başlayan belediye başkanlığı görevine 2014’te Türkoğlu ilçesinde devam eden bir isim Osman Okumuş.

İki dönem belde, iki dönem ilçe belediye başkanlığı olmak üzere dört dönemdir Bu görevi yürütüyor.

Şimdi büyükşehir belediye başkanlığı aday adaylığına soyundu. Kamuoyunun beklediği gibi büyük bir göreve soyunuyor.

Aday olur mu?

Bilinmez.

Allah nasip ederse olur!

Çok isimler var bu görev için:

Özdemir, Ünal, Güvenç, Görgel...

Hepsinin bir avantajı, dezavantajı var...

Ama bilinmelidir ki şu bir gerçek!

Trabzon Caddesinden geçmeyen, Derepazarı’na uğramayan, Nahırönü’nü bilmeyen, Tekke’yi fotoğraflarda gören insanlar belediye başkanı olursa farklı olur, değil mi?

Kahramanmaraş çok farklı bir şehirdir..

Ben diyeyim köy, siz deyin kasaba.

Ben diyeyim Sokakbaşı, siz de deyin Çarşıbaşı.

Belediyeciliği kağıt üzerinde çok iyi bilenlerin Kahramanmaraş’ın yıllarını nasıl bertaraf ettiğini gördük, görüyoruz.

Bu iş okulda okumaya benzemiyor.

Eskiler boşa dememiş. “Ustanın çekici bin TL” diye.

Hem bu işin alaylısı da var, mekteplisi de.

Ben de işletme okudum, ekonomist sayılırım. Ama 7 bin 500 TL’lik maaşla nasıl geçinilebildiğini çözemiyorum.

Sigara paketi 50 TL, ev kirası 8-9 bin TL, kelle paça 85 TL, ekmek 6.5 TL, dolmuş 7 TL, bir top maydanoz 5 TL, bir pide 6.5 TL.

Nasıl Bir Başkan İstiyorsunuz? Nasıl Bir Başkan İstiyorsunuz?

Enflasyon yüzde bilmem kaç olmuş. Benzin 40 TL, otogaz 18 TL, doğalgaz, elektrik, hatta suyun fiyatı her geçen gün artıyor. 

Ama emeklinin maaşı belli..

Bence de artık gerçek görülebilmelidir.

İş bilenin kılıç kuşananın, deyimi boşa söylenmemiş.

Erdoğan’ın 94’teki heyecanı kimde varsa, o heyecanı kim yaşıyor ise milletin hizmetine verilmelidir.

Ne diyordu hani merhum Barış Manço:

“Osman bir deli oğlan, onyedisinde

Bir dikili taşı yoktu şu fani dünyada

Osman yoksul, Osman garip, Osman bir deli oğlan

Osman sahipsiz, Osman bir aşık oğlan”

Gerisi boş işler hocam!