Kahramanmaraşlı Gazeteci Bekir Doğan, depremlerin 3’ünci yılında kaleme aldığı yazısında “Deprem sonrası ne yapıldı?” diye sorarken, yapılanların unutulmaması ve unutturulmaması gerektiğine işaret etti.
Doğan sahibi olduğu https://kahramanmarasgazetesi.com.tr internet sitesinde önceki gün yayınladığı yazısında şunları kaydetti:
Bugün geriye dönüp baktığımda en çok şunu fark ediyorum:
Biz millet olarak yapılanları çok çabuk unutuyoruz.
Eleştirmeyi seviyoruz, eksik arıyoruz, kızıyoruz…
Ama yapılanı görmezden gelmek gibi kötü bir huyumuz da var.
6 Şubat 2023…
“Asrın felaketi” dediğimiz o büyük yıkımın üzerinden tam üç yıl geçti.
O günleri hatırlayın…
Şehirler yerle bir olmuştu.
Hastaneler yıkılmış, yollar çökmüş, insanlar sokakta kalmıştı.
Herkes aynı soruyu soruyordu:
“Bu şehirler nasıl ayağa kalkacak?”
45 günde hastane, 45 günde konut
Bugün bazıları kolayca konuşuyor ama hafızamızı tazeleyelim.
Hatay Defne’de 45 günde 400 yataklı hastane yapıldı.
Gaziantep Nurdağı’nda 45 günde kalıcı konutlar yükseldi.
Daha depremin üzerinden bir buçuk ay geçmişti…
Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da, Hatay’da, Malatya’da;
hastaneler, okullar, köy evleri ve kalıcı konutların temelleri birer birer atılıyordu.
Şimdi soruyorum:
Dünyanın hangi ülkesinde bu hız var?
Yapılanları tek tek tarih sırasına dizsek, inanın üç-beş cilt kitap çıkar.
Bir köşe yazısına sığmaz.
Üç yıl sonra tablo ne?
Bugün 6 Şubat 2026.
Sahada gezen, mahalleleri dolaşan biri olarak net söylüyorum:
Köy evlerinin büyük bölümü tamamlandı.
Siteler yükseldi.
Apartmanlar teslim edildi.
Şehirler yavaş yavaş normale dönüyor.
Devletin bakanları hâlâ bölgede.
Masa başında değil, sahada.
Görünen o ki bu yıl sonuna kadar kamu eliyle yürütülen inşaatların büyük kısmı bitecek.
Elbette iş burada bitmiyor.
Yerinde dönüşüm, kentsel dönüşüm ve özel sektör çalışmaları yıllarca sürecek.
Ama “hiçbir şey yapılmadı” demek insafsızlık olur.
Rakamlar konuşuyor
Her ilde, yıkılandan daha fazla konut yapıldı.
Kahramanmaraş’ta hak sahipliğinin yaklaşık 10 bin üzerinde konut üretildi.
Hatay’da 40 binin üzerinde fazla konut var.
Diğer illerde de tablo benzer.
Yani sadece yıkılanı yerine koymadık, fazlasını yaptık.
Üstelik bu konutlar;
5 bin TL peşinat,
uygun taksit,
uzun vadeli ödeme…
Dar gelirli vatandaş için erişilebilir şartlarla verilecek.
Aynı şekilde dükkân ve ofisler de halka sunulacak.
Bu az bir iş mi?
Konteyner meselesi
Bir de sürekli tekrarlanan bir söylem var:
“Vatandaş hâlâ konteynerde yaşıyor.”
Peki gerçek ne?
Konteynerde kalanların büyük kısmı:
• Kiracı olanlar
• Hak sahipliği bulunmayanlar
• “Okullar kapanana kadar bekleyeyim” diyenler
Valiler kimseyi zorla çıkarmıyor.
İnsanları kırmadan, incitmeden süreci yönetiyor.
Haziran’dan sonra konteynerler kademeli olarak kaldırılacak.
Gerçek tablo bu.
Bedava mı, sürdürülebilir mi?
CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel,
“Konutlar ve iş yerleri bedava verilsin” diyor.
İyi niyetli olabilir…
Ama soruyorum:
Bedava verilen bir sistem sürdürülebilir mi?
Doğrusu ne?
Makul fiyat, ödenebilir taksit.
Toplanan para yine o şehre harcanmalı.
Kentsel dönüşüme kaynak olmalı.
Kahramanmaraş’tan çıkan para yine Kahramanmaraş’a dönmeli.
Asıl yapmamız gereken
Bakın…
Tekke, Dulkadiroğlu, Mevlana, Karacaoğlan, Serintepe, Mağralı, Kayabaşı, Namık Kemal, Duraklı…
Bu mahalleler hâlâ riskli.
Deprem sadece binaları değil, zihniyeti de yenilemeli.
Artık köy görüntüsünden kurtulmuş, planlı, modern bir şehir kurmalıyız.
Fırsat bu fırsat.
Son söz
Eleştirelim, elbette.
Ama hakkı da teslim edelim.
“Hiçbir şey yapılmadı” demek kolay.
Yapılanı görmek ise vicdan ister.
Ben sahada gördüğümü yazıyorum:
Eksikler var mı? Var.
Daha yapılacak çok iş var mı? Var.
Ama yapılan devasa bir emek de var.
Geliniz…
Yapana teşekkür edelim.
Yetmez, daha iyisi için yol gösterelim.
Unutmayalım, unutturmayalım.
Hayırlı günler diliyorum.
Bekir DOĞAN
https://kahramanmarasgazetesi.com.tr/yazarlar/deprem-sonrasi-ne-yapildi-45509h



