Özgür Eralp‘in Trinkfon Kitle Fonlama Platformu AŞ için hazırladığı bu makale; yeni nesil finansman modeli olan Kitle Fonlama (Crowdfunding) kavramının yalnızca son 10 yılın dijital bir ürünü olmadığını, aksine antik çağlara uzanan derin bir tarihsel mirasa sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Belirli projeler için fon toplamak amacıyla çevrimiçi platformları kullanma fikri modern görünse de, kitle fonlamanın (crowdfunding) kökenleri oldukça eskilere dayanır. Bu makale, yeni nesil bir finansman modeli olarak kabul edilen kitle fonlamanın tarihsel evrimini, antik çağlardan günümüzün dijital platformlarına kadar izlemektedir.
Kökler: Antik Çağlardan Erken Finansman Modelleri
Kitle fonlamanın modern tanımına tam olarak uymasa da, toplulukların ortak bir amaç için kaynaklarını bir araya getirme pratikleri çok eski tarihlere uzanır:
· Göbeklitepe (MÖ 9600-9500 Civarı): İnternet ve popüler kaynaklarda belirtilmese de, kimi uzmanlarca dünyanın ilk kitle fonlaması örneği olabileceği düşünülmektedir. Zira, tonlarca ağırlığa ulaşan dikilitaşları yontmak, taşımak ve inşa etmek için yüzlerce kişinin koordineli bir şekilde uzun süre çalışması, o dönemin kısıtlı imkanlarında devasa bir iş gücü ve lojistik seferberliği gerektirir ki, bu da bir tür topluluk katkısı ve kaynak birleştirme modeline işaret eder. (Detayları, Türkiye’nin kitle fonlama tarihi bölümünde daha detaylı ele alınacaktır.)
· Kâbe’nin 605 Yılındaki Yeniden İnşası: Mekke’deki Kureyş kabilesi üyelerinin, Kâbe’nin duvarlarını yeniden inşa etmek için malzeme temini ve inşaat görevlerini aralarında paylaşmaları, topluluk destekli finansmanın erken bir örneği olarak değerlendirilebilir. (Bu konu, “Cami İnşaatları ve Kitle Fonlaması Modeli” başlıklı ayrı bir makalede detaylandırılacaktır.)
· 1200-1800: Tüccar Ortaklıkları: 13. yüzyılın başlarında, şehir tüccarları riskli ve pahalı nakliye seferleri için finansmanı ortaklaşa sağlıyor, karşılığında kârdan orantılı pay alıyorlardı. Bu yaklaşım, bugünkü öz sermayeye dayalı kitle fonlamasının (equity crowdfunding) temel mantığına benzerlik gösterir.
· İrlanda Kredi Fonu (18. Yüzyıl): Kitle fonlamanın yaygın olarak tanınan ilk örneklerinden biri, 18. yüzyıl İrlanda’sında Jonathan Swift’in İrlanda Kredi Fonu’nu kurmasıdır. Fon, Dublin’deki düşük gelirli ailelere kredi sağlamak için büyük varlıklı birey gruplarından gelen katkılarla oluşturulmuştu. Bu haliyle, özellikle kitlesel kredilendirmeye (lending crowdfunding) benzer.
Patronajdan Ödüle Dayalı Kitle Fonlamasına (18. Yüzyıl)
Orta Çağ ve sonrasında sanatçıların soylular veya zenginler tarafından desteklenmesi anlamına gelen himaye (patronaj) sistemi, zamanla yerini daha kitlesel bir destek modeline bırakmıştır:
· Alexander Pope (1713): Şair Alexander Pope, Homeros’un “İlyada” çevirisini finanse etmek için bir abonelik modeli kullandı. Destekçiler, eserin ilk baskısında isimlerinin yayınlanması karşılığında önceden ödeme yaptı. Bu, ödüle dayalı kitle fonlamasının (reward-based crowdfunding) icadı olarak kabul edilir ve günümüzdeki modelle büyük benzerlikler taşır.
· Mozart (1783-1784): Wolfgang Amadeus Mozart, Viyana turnesini finanse etmek için hayranlarına ulaştı ve 176 destekçiden yeterli fonu topladı. Taraftarlar, isimlerinin ve şahsi teşekkürlerinin yer aldığı bir konser taslağı aldı.
Modern İletişim ve Kitlesel Fonlamanın Yolunu Açan İkonik Örnekler
Matbaa ve gazete gibi kitle iletişim araçlarının gelişimi, daha büyük kitlelere ulaşarak fon toplamayı mümkün kıldı:
· Özgürlük Anıtı Kaidesi (1885): Heykelin Fransa’dan ABD’ye nakli sırasında kaide inşaatı için fon bulma çabaları durunca, gazeteci Joseph Pulitzer, The New York World gazetesinde bir bağış kampanyası başlattı. 160.000’den fazla New Yorklunun katkısıyla 100.000 $’ın üzerinde para toplandı. Bu kampanya, bugünkü kademe tabanlı ödül sistemi (destek miktarına göre değişen ödül) uygulamasının en eski örneklerinden biridir.
· İlk Kitle Fonlamalı Film – Manthan (1976): Hintli yönetmen Shyam Benegal’in filmi, 500.000 Hintli çiftçinin toplu bağışlarıyla tamamen kitle fonlamasıyla üretilen ilk film oldu.
· Statue of the Commander (1994, Birleşik Krallık): Daha sonra online kitle fonlamasının öncüsü olarak kabul edilen ilk dijital örneklerden biri 1994 yılında gerçekleşti. The Guardian gazetesi, yayın yönetmeni Alistair Hetherington’ın onuruna bir heykel dikmek için okuyucularından internet ve gazeteler aracılığıyla fon toplamıştı.
Dijital Dönüşüm: Çevrimiçi Platformların Doğuşu
İnternetin yaygınlaşması, kitle fonlamayı yeni bir boyuta taşıdı ve bugün bildiğimiz platformların temelini attı.
İngiliz rock grubu Marillion, modern zaman kitle fonlamasının başlangıcı için geniş çapta itibar görüyor. 1996 ve 1997 yılları arasında Marillion’un hayranları, ABD’deki turlarına sponsor olmak için bir İnternet kampanyası aracılığıyla 60.000 dolar topladı. Bu başarıdan ilham alan Amerikalı yapımcı Brian Camelio, 2001 yılında ArtistShare’i yarattı. ArtistShare, müzisyenlere odaklanan ve sanatçıların erken erişim karşılığında destekçilerinden fon isteyebileceği, formatı çoğu modern platform tarafından takip edilen ilk çevrimiçi kitle fonlaması platformu oldu. 2005 yılında caz sanatçısı Maria Schneider, ArtistShare’de hayranlarının sponsor olduğu bir albümle Grammy Ödülü kazanarak bu modelin başarısını kanıtladı.
Borç temelli kitle fonlaması ise, 2005 yılında Londra’da piyasaya sürülen Zopa ile başladı. Finans alanında deneyimli bir ekip tarafından kurulan Zopa, ödünç verecek parası olan ve ödünç alması gereken insanları bir araya getirerek, bankacılık aracılığını ortadan kaldıran ilk eşler arası (P2P) borç verme platformu oldu. ABD’de ise bu model 2006’da Lending Club ve Prosper’ın lansmanı ile devam etti.
Kitle fonlaması teriminin kökenleri ise 12 Ağustos 2006’ya uzanır. Amerikalı yazar Michael Sullivan, video blog yazarları için bir destek platformu olan fundavlog’u açıklarken, “kalabalık”tan sağlanan finansmanı ifade etmek için “Crowdfunding” terimini icat etti.
Öz sermayeye dayalı kitle fonlamasının öncülüğünü ise 2007’de Avustralya’da başlatılan ASSOB (Australian Small Scale Offerings Board) yaptı. Bu platform, farklı yatırımcılardan fon toplayarak küçük işletmelere sermaye sağlıyor ve karşılığında şirket hissesi teklif ediyordu. Öz sermaye fonlaması, 2011’de Birleşik Krallık’ta CrowdCube’ün piyasaya sürülmesiyle Kuzey Yarımküre’ye yayıldı. ABD’de ise 2012’deki JOBS Yasası‘na kadar yasal değildi.
2008-2009 mali krizi, kitle fonlaması sektörü için bir dönüm noktası oldu. Geleneksel finansal kurumlara olan kamu güveninin azalmasıyla, alternatif finans giderek popüler hale geldi. Bu dönem, modern kitle fonlama devleri olan IndieGoGo (2008) ve Kickstarter (2009) lansmanlarına sahne oldu. Başlangıçta sanatsal ve yaratıcı projelere odaklanan bu ödül tabanlı platformlar, kısa sürede girişimcilerin ve yenilikçi projelerin finansman bulduğu küresel merkezlere dönüştü.
Kitle Fonlamanın Evrimi ve Dönüm Noktaları
Finansal krizler ve teknolojik atılımlar, kitle fonlamayı bir niş olmaktan çıkarıp ana akım bir finansman modeline dönüştürdü:
· Pebble Akıllı Saat (2012): Kickstarter’da 10.2 milyon $ toplayarak o dönemin en yüksek fonlanan projesi oldu. Bu, kitle fonlamanın, teknolojik ürün geliştirme ve ticarileşme için güvenilir bir finansman kaynağı olabileceğini kanıtladı. Kampanya, girişimciler için bir prototip sunum alanı oluşturmanın ve destekçi topluluğu oluşturmanın önemini gösterdi.
· JOBS Yasası (2012): ABD’de Başkan Barack Obama tarafından yasalaşan bu düzenleme, sermayeye dayalı kitle fonlamasını yasallaştırdı ve kitle fonlamasını ilk kez yasal bir çerçeveye oturttu.
· Coolest Cooler (2014): 13.2 milyon $ toplayarak bir rekor kırdı, ancak üretim, lojistik ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle iflas etti. Bu vaka, kitle fonlamasının potansiyeli kadar operasyonel risklerini de gösteren ve sürdürülebilirliğin sadece fon toplamaya değil, planlama ve şeffaf iletişime de bağlı olduğunu hatırlatan önemli bir örnektir.
· Ethereum ICO (2014): 18 milyon $ toplayan İlk Halka Arz (ICO) ile Blockchain tabanlı kitle fonlamasının doğuşunu simgeledi. Bu modelde yatırımcılar, şirket hissesi yerine bir dijital varlık/token almıştır.
· Elio Motors (2015): SEC onaylı Reg A+ düzenlemesi altında 17 milyon dolar toplayarak, ABD’de küçük yatırımcıların halka açık bir platform üzerinden şirkete ortak olabilmelerinin önünü açan dijital hisse satışının ilk büyük örneklerinden biri oldu. Ancak şirket seri üretime geçemeyince yatırımcılar mağdur oldu, bu da yatırımcıların detaylı iş planlarını incelemesi gerektiğini gösterdi.
· Cloud Imperium Games (2020): Video oyunu Star Citizen’ın geliştirilmesi için 317 milyon doların üzerinde fon toplayarak, bugüne kadarki en yüksek fonlu ödül bazlı kitle fonlama kampanyası rekorunu kırdı.
Türkiye’de Kitle Fonlamanın İzleri
Türkiye’de de modern platformlar öncesinde, topluluk katılımına dayalı önemli kampanyalar yürütülmüştür:
· Cemiyet Reisi’nin “Her İlin Adını Taşıyan Tayyare” Kampanyası (1925 Sonrası): Türk Tayyare Cemiyeti’nin başlattığı kampanya ile iller arasında rekabet oluşturularak halkın bağışlarıyla çok sayıda uçak satın alındı (1926-1935 yılları arasında 260 tayyare). Bu, ulusal bir amaç için kitlesel seferberliğin en somut örneklerindendir ve her tayyareye il adı verilmesi, ödül bazlı bir teşekkür şeklidir.
· Çanakkale Şehitler Abidesi İnşaatı (1950’ler): İnşaatın maddi sebeplerle aksaması üzerine, başta Milliyet gazetesi olmak üzere çeşitli kişi ve kuruluşların yürüttüğü büyük kampanyalarla (Abide Kupası, sanatçı konserleri, fazla mesai bağışları) gerekli fon toplandı. Bu, modern anlamda bir bağış kampanyası ile büyük bir ulusal anıtın tamamlanmasının örneğidir.
Cami İnşaatları ve Kitle Fonlaması Modeli: Cami inşaatları, İslam kültüründe tarih boyunca toplumsal dayanışmanın bir sembolü olarak, halkın bağışları, vakıf gelirleri ve gönüllü emeği üzerine kurulu, kitle fonlamasına benzer bir modelle desteklenmiştir. Mescid-i Nebevi’nin inşasından (622) Osmanlı dönemi külliyelerine kadar bu finansman modeli, toplulukların ortak bir amaç için kaynaklarını bir araya getirme pratiğinin en köklü örneklerindendir.
İlk Türk Kitle Fonlama Platformları: Türkiye’de ilk portal Projemefon 2010’da Elif Ünaldı ve Cem Ünaldı tarafından başlatıldı. 2013’te ise Savaş Ünsal tarafından crowdFON ismiyle başlatılan ödül bazlı kitle fonlama platformu 900’den fazla kampanyaya destek verdi. 2011’de Koray Dinçalp ve Yeliz Özsoy’un başlattığı biayda.com platformu da başarılı projeler gerçekleştirdi. 2019’da yürürlüğe giren Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Kitle Fonlaması Tebliği (III-35/A.1) ile yasal çerçeveye kavuşan paya dayalı kitle fonlaması, 2021 yılında SPK lisanslı ilk platformların faaliyete başlamasıyla resmî ve denetimli bir döneme girdi.
Günümüz ve Kitle Fonlamanın Geleceği
Kitle fonlaması, 2023 yılında küresel hacmi 130 milyar dolar seviyesine ulaşan, hızla büyüyen bir endüstridir. Pandemi döneminde geleneksel finansa erişimi zorlaşan KOBİ’ler ve girişimler için hayati bir alternatif olmuştur.
Küresel ve Bölgesel Veriler (2023-2024): 2023 yılında küresel kitle fonlama hacmi yaklaşık 130 milyar dolara ulaşırken, girişim sermayesi yatırımları (285 milyar dolar) düşüş yaşamış, ancak 2024’te AI girişimlerinin liderliğiyle toparlanma göstermiştir. Avrupa’da 2022’de 594 platform 19 milyon euro ortalama fonlama hacmi yakalamıştır. Türkiye’de ise 2023’ün ilk dokuz ayında 44 kitle fonlama kampanyası toplamda 16 milyon dolar fon toplamıştır. ABD’de Reg CF kapsamında 343.6 milyon dolar, Reg A+ kapsamında ise 244 milyon dolar fon toplanmıştır.
Gelecekte, kitle fonlama platformlarının kurumsal entegrasyonu artacaktır. Buna örnek olarak, Coca-Cola Company ve Rise Up Crowdfunding LLC işbirliği gösterilebilir. Bu işbirliği, genel halktan yatırımcıları sermaye artırmak isteyen kadınlara ve azınlıklara ait küçük şirketlere ve yeni girişimlere yatırım yapmaya teşvik eden bir öz sermaye kitle fonlaması portalı olan Rise Up Crowdfunding’in lansmanında işbirliği yapmasıdır. Bu, büyük şirketlerin tedarikçi çeşitliliği taahhüdünü desteklemek ve yeterince temsil edilmeyen grupların sermayeye erişimini sağlamak için kitle fonlamayı bir araç olarak gördüğünü göstermektedir.
Dijital cihazların ve elektronik ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, kitle fonlama sistemleri güncellenerek ve yasal çerçevelerle desteklenerek gelecekte de yaygınlaşmaya devam edecektir.
Sonuç ve bu makaleden yola çıkarak hazırlamayı planladığım makaleler:
Bu makaledeki bilgilerin büyük bir kısmını, internet üzerindeki çeşitli kaynaklardan derlemeye gayret ettim. Göbeklitepe ve Kâbe İnşaatı gibi bazı örnekler, kendi kişisel görüş ve değerlendirmelerimi içermekte olup, kitle fonlamanın tarihsel kökenlerini genişletme çabasıyla ele alınmıştır.
Tarih bilimi profesyoneli ve uzmanı olmadığımdan, başka değerli tarihsel örneklerin olabileceğini düşünen veya bu alanda uzman görüşüne sahip olan herkesin yorum ve katkıları bu çalışmanın zenginleşmesine yardımcı olacaktır.
Tarihe ve kitle fonlama sistemine olan özel ilgim sebebiyle, bu makalede kısaca değinilmek zorunda kaldığım Kâbe’nin Yeniden İnşası, Tayyare Kampanyası ve Çanakkale Şehitler Abidesi başta olmak üzere önemli ve ilginç bulduğum kitle fonlaması tarihi kapsamında değerlendirilebilecek tarihsel örnekleri, gelecekte ayrı birer makale konusu haline getirip daha derinlemesine inceleyip sizlerle paylaşmayı planlıyorum.
Avukat-Hukuk Danışmanı,
Dijital İçerik oluşturucu,
Kitle fonlama girişimci ve yatırımcısı,
ODTÜ Felsefe Öğrencisi:)
AÖF Yönetim Bilişim Sistemleri Öğrencisi:),
https://www.ozgureralp.com/kitle-fonlamanin-tarihsel-gelisimi-eski-bir-yontemin-dijital-ronesansi/




