Koronavirüs'te nereye gidiyoruz?

Koronavirüs'te nereye gidiyoruz?

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, dün sosyal medya paylaşımlarında koronavirüs rakamlarını bir kez daha açıkladı.

Önceki açıklamada Kahramanmaraş 100 bin kişide  (292) iken sin açıklamada bu rakam (669.08) oldu.

Yılbaşından önce neredeyse bitme noktasına gelen 100 bin kişide koronavirüs sayısı bugün 600-700'lere ulaştı.

Tedbirsizlikten uzaklaşmak, genel olarak 'vurdumduymazlık' ile korona sayısı artmaya devam ediyor.

Ben nüfusun yarısından fazlasını oluşturan bir vatandaşım. Her ne kadar gazeteci de olsam toplu taşıma araçlarını kullanıyorum.

Sabah ofisime gelirken, akşam evime dönerken Gölkent'ten (Kılavuzlu Mahallesi) Merkez'e (İsmetpaşa Mahallesi) halk otobüsünü kullanıyorum.

Sabah 40-45 dakika, akşam da aynı süre içerisinde, yani yaklaşık 1 saat halk otobüsü ile yolculuk yapıyorum.

Sabah (08.00-09.00 arası) ne ise de, akşam (doğrusu ikindi vakti) evlere şenlik halk otobüsleri…

Özellikle eve giderken yatılı bölge sonrası iğne atsan yere düşmüyor otobüsün içinde. Tıklım tıklım ya da halk tabiriyle tıka-basa…

Koronavirüs'teki artışı insanlar takip etmiyor mu haberlerde. Şoförler hep uyarıyor maske konusunda. Ana binişin ardından görüntü değişiyor.

Ben bu artışın sadece maskesizlikten ve halk otobüslerinden kaynaklandığını söylemiyorum. Böyle bir tespitte bulunmakta haddine değil..

En yakınımızda ki arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, hısım-akrabalarımız bu melun hastalığa yakalanıyor. Son zamanlarda test yaptıran hastaların pozitiflik oranı da artıyor.

Adeta koronavirüsün ilk zamanlarındaki psikolojiye döndük. Her hapşıran, her öksüren, her burnu akan sanki koronavirüslü gibi geliyor. Her hasta olanı duyduğumuzda "test yaptırdın mı?" sorusunu muhatap alıyoruz.

Öyle bir psikolojiye kapılıyoruz ki adeta bu halimiz paranoyak hale geliyor. Bırakın etrafımızı neredeyse kendimizden şüphelenir olduk.

"Az daha duyarlılık, duyarlılık" derken her şeyi kendi haline bıraktık. Eh ne diyeyim. Ne demişti bizden öncekiler: Kendi düşen ağlamaz…

Maske takmayı; kolye, künye, saat, bileklik takmak gibi alışkanlık haline getirmeliyiz. Maskeyi kolumua takarak, cebimizde ve çantanızda taşıyarak bir yere varamayacağımızı anlamamız gerekir.

Okul öncesi öğretmenlerinden başlayarak, ilkokul, ortaokul, liselerde öğretmenler bu konuya ağırlık vermeliler. Maske kullanımını kendi kendimize zorunluluk haline getirmeliyiz, bilemediğimiz bir süre daha…

Kahramanmaraş, koronavirüs konusunda duyarlı olmalıdır. Maraşlım yapacaktır bunu. Ben inanıyorum. Mehmet abi de, inanıyor. Ahmet de, Hasan da, Betül de, Berna da, Ayşe de, Fatma da… Ya sen?

https://www.marasposta.com/haberler-kahramanmaras/kovid-19-vakalari-artti-h74467.html