Rol Modeller Uyuşturucu Bataklığında

Rol Modeller Uyuşturucu Bataklığında

Rol Modeller Uyuşturucu Bataklığında

PROF. DR. TAMER ÜSTÜNER (*)

Türkiye özellikle uyuşturucu ticaretine karşı hem büyük çaplı operasyonlar (limanlar, çeteler) hem de şüpheli kişiler ve mekanlara yönelik baskınlar yürütüyor. Bu kapsamda hem sokak satıcıları hem de “yasa dışı imalât” yapan gruplara yönelik çalışmalar sürüyor. Cesur ve dirayetli Cumhuriyet Baş Savcılarımızı kutluyorum. Türk milletinin kanayan yarasına neşter vurdukları için teşekkürlerimi sunuyorum. Tabiki Savcıların rehberliğinde rol alan polis ve jandarmalarımızı da teşekkür ediyorum.

Türkiye’de son haftalarda gündemin başında gelen uyuşturucu operasyonlarında ünlü isimlerin de karıştığı iddialarla ilgili soruşturmalar toplumda geniş yankı bulmaktadır. Türkiye’de son günlerde gündemden düşmeyen uyuşturucu operasyonu sonucunda ortaya çıkan tablo bize neyi anlatıyor? Bu soruların cevabını irdelemeden önce uyuşturucu madde nedir ona bakalım… Uyuşturucu maddeler denildiğinde genelde bağımlılık yapabilen ve zihni/bedeni etkileyen yasadışı maddeler kastedilir. Bu uyuşturucu maddeleri ve kullanıcılarını tasnif etmek gerekirse,Doğal kökenli uyuşturucular; Esrar, Haşhaş, Kokain’dir. Yarı sentetik uyuşturucular; Eroin, Morfin, Kodein (bazı ilaçlarda bulunur, kötüye kullanım riski var)’dir. Sentetik uyuşturucular; Amfetamin/Metamfetamin, Ecstasy, Bonzai/Spice (sentetik kannabinoidler)’dir. LSD uyuşturucular; Fentanil (çok güçlü; tıbbi kullanım dışında son derece tehlikeli). Bu maddeleride genelde zengin yani üst tabaka dediğimiz zümredekiler (sanatçılar, mankenler, futbolcular, fenomenler, iş insanları, bürokratlar vb.) kullanmaktadır.

Uçucu ve kötüye kullanılan maddeler; Tiner, bali, çakmak gazı, Bazı sakinleştirici ve ağrı kesiciler (reçetesiz/kontrolsüz kullanımda) olup bunlarıda daha çok orta gelirli veya alt gelirli tabaka dediğimiz kesimler kullanmaktadır.

Uyuşturucu maddeler hem insan sağlığına hem de topluma verdiği zararları iki başlıkta toplayabilirim. İnsan sağlığına zararları; 1-Fiziksel zararlar: Beyin hasarı: Hafıza, dikkat, karar verme bozulur, Kalp ve damar sorunları: Kalp krizi, ritim bozukluğu, ani ölüm, Karaciğer ve böbrek yetmezliği, Bağışıklık sisteminin çökmesi, Bulaşıcı hastalıklar: HIV, Hepatit (özellikle enjeksiyon yoluyla). 2️-Ruhsal ve psikolojik zararlar: Bağımlılık: Beynin ödül sistemi bozulur, kişi kontrolü kaybeder, Depresyon, anksiyete, panik atak, Psikoz, halüsinasyonlar, paranoya, İntihar düşünceleri ve davranışları, Kişilik değişimi: Öfke patlamaları, duyarsızlaşma gibi semptomları gösterebilir. Uyuşturucu maddelerin Sosyolojik zararları; 1-Aile yapısına etkileri, 2-Aile içi şiddet ve çatışmalar, 3-Boşanmalar, çocukların ihmali, 4-Güven kaybı, duygusal kopuşlara neden olabilir.Uyuşturucu maddelerin günlük yaşam üzerindeki etkileri; Uyku bozuklukları, İş/okul performansında ciddi düşüş, Kişisel bakımın ihmal edilmesine de neden olabilir.

Bir ülkede uyuşturucu maddelerin kullanımı arttığında toplumda; hırsızlık, gasp, şiddet suçlarında da artış gözlenir.Organize suç örgütlerinin güçlenmesi, sokak güvenliğinin azalması, ekonomik ve toplumsal yükün ağırlaşması, sağlık sistemine ağır maliyetlerin binmesi, iş gücü kaybı, cezaevi nüfusunun artması gibi toplumsal göstergeler karşımıza çıkabilir. Uyuşturucu madde kullanımın gençler üzerindeki etkileri; okul terkleri, suça yönelme,vurdum duymazlık ve boş vermişlik duyguları depreşir.

Bir kişinin madde bağımlılığı, çoğu zaman birden fazla hayatın dağılması anlamına gelir.En kritik nokta uyuşturucu sadece kullanan kişiye zarar vermez;ailesine, çevresine ve tüm topluma yayılan zincirleme bir etki yaratır.

Ülkemizde uyuşturucu operasyonunda niçin sanatçılar ön planda? Bu meslekte en önemli etken sahne heyecanı veya toplum karşısında canlı performans nedeni sayılabilir lakin sanatçı sektöründe (film, ses, tiyatro vb.) sanatçılar her zaman uyuşturucu kartellerin projeksiyonunda olmuştur.Çünkü şunu iyi biliyorlar, sanatçılar toplumda rol model görevide üstlenmektedir, bu ne demek? bir sanatçı uyuşturucuya alıştırıldığında arkasından bağımlılık gelmektedir ve sanatçı kimliğiyle uyuşturucu maddeyi lokal ortamlarında kullanmakta ve çevresindeki insanlarda bunlardan maalesef olumsuz etkilenmekte aynı zamanda binlerce kitlesi de olumsuz etkilenmektedir. Uyuşturucu karteller için en kolay ve hızlı dağıtım maalesef sanat dünyasında karşılık bulmuştur. Bu sanatçılar hem karteller hem menajerlerhemde zengin sosyetenin etkisine kolaylıkla girebilmektedir. Bu camianın diğer ikizi mankenler benzer şeklide modada öncülük ettiği gibi uyuşturucu alışkanlığında da öncülük etmektedir(!). Kullanmayan sanatçıları, mankenleri, sporcuları, fenomenlerivb tenzih ediyorum.

Geçtiğimiz günlerde ilk uyuşturucu operasyonunda madde bağımlısı olan bazı TV çalışanların tepki olarak işine son verilmiştir. Bu madde bağımlılarına karşı tepki olarak niçin yapım şirketleri (dizi, film), müzik yapım şirketleri, menajerlik ajansları, Cast ajansları, organizasyon ve etkinlik şirketleri ve sanat galerileri (özel) paydaşlar bir tavır alamıyor?Nedeni hepimizin malumu!..

Ya izleyici veya dinleyici kitlesi olarak bizler bu bilince sahipmiyiz? Mesela şu Pop sanatçısı bağımlıymış onun konserine gitmeyelim, tepkimizi gösterelim diyen kaç kişi olabilir? Bu sözlerimin gayesi toplum olarak çağın vebası olan uyuşturucuyla mücadeleye sosyal destek olmaktır.

Buradan şu çağrıyı yapmak isterim, eş zamanlı olarak tüm kamu ve STK’laruyuşturucu madde ileetkin mücadeleye başlamalıdır.Kamu kurumları; Sağlık Bakanlığı ve alt birimler (AMATEM,ÇEMATEM,Bağımlılık tedavisi, psikiyatri ve rehabilitasyon hizmetleri), İçişleri Bakanlığı ve alt birimleri (Emniyet Genel Müdürlüğü, NarkotikSuçlarla Mücadele), Jandarma Genel Komutanlığı, Adalet Bakanlığı ve alt birimleri (Denetimli serbestlik kapsamında tedavi ve danışmanlık programları,Cezaevlerinde rehabilitasyon çalışmaları), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve alt birimleri (Sosyal destek, Aile danışmanlığı, Risk altındaki bireylere koruyucu hizmetler), Millî Eğitim Bakanlığı (Okullarda bağımlılıkla mücadele eğitimleri, Rehberlik servisleri), TUBİM (Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi), Politika geliştirme, veri toplama, raporlama,Kurumlar arası koordinasyonve STK’larSivil toplumlardan; Yeşilay, Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Derneği, Bağımlılıkla mücadele vakıfları ve derneklerietkin mücadeleyikoordineli olarak yapmalıdır.Bu illeti sadecekolluk kuvvetleriyle yasayla ve yasaklarla yok edemeyiz….

(*) PROF. DR. TAMER ÜSTÜNER, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi