İnsan, var olduğu günden bu yana bir arayışın içindedir. Bu arayış; bazen bir anlam, bazen bir huzur, bazen de ait olma duygusudur.
Oysa inanan bir gönül için en büyük hakikat şudur: Yaradan kulunu sever. Sevgiyle yaratır, merhametle kuşatır ve rahmetiyle yol gösterir.
İşte bu ilahi sevginin en yoğun hissedildiği zaman dilimlerinden biri de Ramazan ayıdır.
Ramazan, sadece aç kalınan bir ay değildir. Oruç; nefsin terbiye edilmesi, sabrın kuvvetlenmesi ve kalbin arınmasıdır. İnsan gün boyu yemez, içmez; fakat en çok da kalbini doyurur. Çünkü bilir ki, tuttuğu oruç sadece bir açlık değil, Rabbine duyduğu sevginin bir göstergesidir.
Kul, Rabbine bir adım atar; Yaradan ise rahmetiyle ona bin adım yaklaşır.
Yaradan’ın kuluna olan sevgisi, her nimette gizlidir.
Aldığımız nefeste, içtiğimiz suda, soframıza gelen rızıkta…
Ramazan’da bu nimetlerin kıymeti daha iyi anlaşılır. Aç kalan insan, yoksulun hâlini daha derinden hisseder. Bir lokmanın, bir yudum suyun ne kadar büyük bir nimet olduğunu fark eder. İşte bu farkındalık, ilahi sevginin kalpte yeşermesidir.
Ramazan aynı zamanda affın ve bağışlanmanın kapılarının sonuna kadar açıldığı bir aydır.
Hatalarımızla, eksiklerimizle, kusurlarımızla Rabbimize yöneliriz.
Çünkü biliriz ki O, merhametlilerin en merhametlisidir. Kul samimiyetle yöneldiğinde, Yaradan onu geri çevirmez. Bu da ilahi sevginin en açık tecellisidir.
Bugün dünyada karmaşa, huzursuzluk ve adaletsizlik konuşuluyor. Oysa Ramazan bize şunu hatırlatır: Gerçek huzur, Yaradan ile kurulan sağlam bağdadır.
İnsan kalbini temiz tutar, niyetini düzeltir ve merhameti hayatının merkezine koyarsa toplum da düzelir. Çünkü sevgi bulaşıcıdır; iyilik yayılır.
Ramazan; paylaşmaktır, sabretmektir, dua etmektir.
Ama hepsinden önce sevmektir. Yaradan’ı sevmek, O’nun yarattıklarını sevmekle başlar.
Bir yetimin başını okşamakta, bir muhtacın elinden tutmakta, bir kırgın gönlü onarmakta gizlidir bu sevgi.
Belki de Ramazan’ın bize en büyük mesajı şudur: Yaradan kulunu sever ve kulun da bu sevgiye layık olmaya çalışması gerekir.
Kalplerimizi kin ve kibirden arındırıp, yerine merhamet ve tevazu koyabildiğimiz ölçüde Ramazan’ı hakkıyla yaşamış oluruz.
Dilerim ki bu mübarek ay, gönüllerimizi yumuşatsın; sofralarımıza bereket, kalplerimize huzur getirsin.
Çünkü Ramazan, sadece takvimde bir ay değil; ilahi sevginin en derin hissedildiği zaman dilimidir.
GÖKHAN ÜNLÜ