Siyaset

AK Partili Tuba Köksal'ın Plan ve Bütçe Komisyonundaki konuşması

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Dr. Tuba Köksal; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesi hakkında Plan ve Bütçe Komisyonunda konuştu.

AK Partili Tuba Köksal'ın Plan ve Bütçe Komisyonundaki konuşması

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Dr. Tuba Köksal; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesi hakkında Plan ve Bütçe Komisyonunda konuştu.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Dr. Tuba Köksal, konuşmasında şunları söyledi:

Sayın Başkanım, Sayın Bakanım, kıymetli Komisyon üyeleri ve yapılan her çalışmada emeği olan çok değerli Bakanlık mensupları; 6 Şubat asrın felaketi sonrasında şehrimizde yaşadıklarımız her zorluğun ardından aynı zamanda gelen Allah'ın rahmetinin de tezahürüydü. Bizler Kahramanmaraşlılar olarak cesur, dirayetli ve içinde bulunduğumuz zorlu koşullardan başarıyla çıkmasını bilen kişileriz ancak 6 Şubat günü hepimizin iliklerimize kadar hissettiği "Bizler kıyameti yaşadık." düşüncesiydi. Sonrasında depremin etkileri ve yaşanan yıkım günler içinde açığa çıktığında, evet, kıyameti yaşadık ancak hayat devam ediyordu ve biz "Bu zorluğun içinden nasıl çıkacağız?" diye düşünürken Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok şükür bugünlere geldik. İlk günden beri bir an olsun şehrimizden elini çekmeyen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere siz kıymetli Bakanımız her talebimizi değerlendirerek icraata geçirdiniz.

Sayın Bakanım, sizlerin nezdinde emek veren herkese, başta şehrim Kahramanmaraş olmak üzere tüm deprem şehirleri adına teşekkür ediyoruz. Bu teşekkürden kimse gocunmasın. Deprem bölgesinde insanlar evlerine bir dakika önce kavuşsun diye uykusuz kalan, gece gündüz sahada çalışan birine böyle laflar edilmesi hiç hoşumuza gitmedi açıkçası. "Yıkama yağlama" demek bir milletvekilline... Bunların hepsini misliyle iade ediyorum. Ortada inşaat olmadan, emek olmadan, mücadele olmadan o insanlar evlerine nasıl dönecekler? Sahada olmadığınız için emek emek kurulan şehirlerden haberiniz de yok. Sıcak koltuklarınızda ahkâm keserken, konfor alanınızda bir adım kıpırdamazken memleketlerimizde insanlar kar, yağmur, soğuk demeden bir ailenin ışığı bir an önce yansın diye ömür tüketiyorlar. Eleştirmek kolay, hakaret etmek kolay, zor olan sahada olmak; bizler zora talibiz. Öyle oturduğunuz yerden kimseye ahkâm kesmeye hakkınız yok.

6 Şubattan itibaren adım adım yapılması gerekenlere baktığımızda önce "Her vatandaşımıza çadırlar verilebilecek mi?" diye düşünürken ikinci günün akşamı çadır kentlerimizi kurduk. Ertesi sabah Sayın Cumhurbaşkanımız şehrimize geldi ve ilk günden beri elini şehrimizin üzerinden hiç çekmedi. Sonrasında konteyner kentlerin ilk etapta hak sahiplerine verilmesini planlarken her ihtiyaç sahibi vatandaşımıza konteyner kentlerde yer verdik. Araçların zor çıktığı köylerimize tırlarla konteyner gönderdik. Tüm bunlar yapılırken çok kısa bir sürede bu ilk yapılan Özbek köyümüzdeki köy konutlarımız, başlama ve bitiş tarihî itibarıyla otuz gün içerisinde yapıldı. İlimizde 500'e yakın şantiye kuruldu, zemin etütleriyle sağlam zeminlerin olduğu yerlere inşa edilmesine önem verildi, bu da takdir edersiniz ki vakit aldı. Bir örnek vermek istiyorum: Sadece Azerbaycan mahallemizde -bir mahallemiz bu- 15.510 tane fore kazık çakıldı; bu, buradan Bolu'ya kadar yani 197 kilometre yapıyor. Bu, sadece bir mahallemizin zemin güçlendirmesiydi. Bunun için ayrıca teşekkür ediyoruz çünkü bizim bu merkezimizin kalması tarihî ve kültürel mirasımız açısından çok önemliydi; bir yok oluşa biz müsaade etmedik, sizler de destek verdiniz.

Şehrimize Bakanlığımızca sadece konutlar yapılmıyor, deprem yerin üstündeki yıkımlarıyla birlikte yerin altında da yıkımlara sebep oldu, yüzde 80'lere varan altyapıdaki hasarlar da gideriliyor. Yeni kurulan şehir merkezlerimizde okullar, hastaneler, yollar, alt ve üst yapı olmak üzere onlarca yıl içerisinde kurulacak şehirler iki yıl içerisinde kuruluyor. Bugüne 6 Şubat gününden baktığımızda hayal dahi edemiyorduk. Bugün her inşaatımızı gezdiğimizde, evi teslim edilen her vatandaşımızı ziyaret ettiğimizde, yapılan her okulumuzda çocuk seslerini duyduğumuzda, evlatlarının dahi ziyaret etmekte geciktiği köylerimizde, devletimizin evlerini teslim ettiği yaşlılarımızı ziyaret ettiğimizde mutluluğumuzu sözlerle ifade edemiyoruz. Biz vatandaşlarımızdan teşekkürden başka bir şey duymuyoruz elhamdülillah. Vatandaşlarımız biliyor ki her türlü talebini ve isteğini çözecek olan hükûmetlerimizin olduğudur. Şehrimize sadece deprem sonrası değil, depremden kırk sene önceki çözülmemiş meseleler de çözülüyor, bunlar için biz Sayın Bakanımıza teşekkür ediyoruz.