“Bu Dünya Üç Kuruşa Değmez”: Kahramanmaraş’tan Bayram Öncesi Duygulandıran Mesaj
Kahramanmaraş Gazetesi sahibi Bekir Doğan, Ramazan ayının son günlerine yaklaşılırken kaleme aldığı yazısıyla hem şehirde hem de gönüllerde derin bir yankı uyandırdı. Doğan, yaklaşan bayramın sevincine rağmen yaşanan acılara dikkat çekerek birlik ve kardeşlik çağrısında bulundu.
Ramazan’ın manevi atmosferine rağmen İslam coğrafyasında süren çatışmaların ve acıların dinmediğini vurgulayan Doğan, Gazze, İran ve Beyrut’ta yaşananlara dikkat çekti. Yazısında, “Bu dünya gerçekten üç kuruşa değmez” ifadeleriyle dünya hayatının geçiciliğini hatırlattı.
Öte yandan Kahramanmaraş’ta yaşanan iki vefat haberi de yazının önemli bir bölümünü oluşturdu. Fotospor’dan Mehmet Mümtaz Yüzbaşıoğlu’nun eşi Şaziye Yüzbaşıoğlu ile Kuyumcular Odası Başkanı Hacı Mustafa Öz’ün annesi Fındık Öz’ün hayatını kaybettiği belirtildi. Merhumelerin, Abdulhamithan ve Bahçelievler camilerinde kılınacak cenaze namazlarının ardından Şeyhadil Mezarlığı’nda toprağa verileceği ifade edildi.
Her gün ortalama 20 kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çeken Doğan, insan ömrünün ne kadar kısa ve geçici olduğunu vurgulayarak okuyuculara şu soruları yöneltti: “Kavga etmeye, kırmaya, incitmeye değer mi?”
Yazısında özellikle 6 Şubat depremlerine de değinen Doğan, o günden bu yana kaybedilen canların acısının hâlâ taze olduğunu belirtti. Dün birlikte olunan insanların bugün hayatta olmadığını hatırlatarak, hayatın belirsizliğine dikkat çekti.
Bayram öncesi toplumsal birlik çağrısı yapan Doğan, kırgınlıkların geride bırakılması gerektiğini belirterek, “Kalplerimizi temizleyelim, birbirimizi sevelim, kucaklaşalım” mesajını verdi.
Çocukluk bayramlarına da değinen Doğan, o saf ve temiz duygulara yeniden dönülmesi gerektiğini ifade ederek, bayramın sevgi, merhamet ve kardeşlik duygularıyla karşılanması gerektiğini dile getirdi.
Yazısını, “Kimse bu dünyadan bir şey götürmüyor” sözleriyle tamamlayan Bekir Doğan, Ramazan’ın son gününün yeni bir başlangıç olması temennisinde bulundu.
İşte o yazı:
BU DÜNYA ÜÇ KURUŞA DEĞMEZ!
Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken gönüllerimizde hem bir huzur hem de derin bir hüzün var…
Bir yanda bayrama kavuşmanın sevinci, diğer yanda coğrafyamızda dinmeyen acılar…
İran’da, Gazze’de, Beyrut’ta…
Kısacası İslam coğrafyasının dört bir yanında dökülen kan, yükselen feryatlar ve savaşın acımasız yüzü…
Ramazan’ın rahmet ikliminde bile dinmeyen gözyaşları bize bir gerçeği bir kez daha hatırlatıyor:
Bu dünya gerçekten üç kuruşa değmez!
Bugün 19 Mart 2026…
Kahramanmaraş’ta iki taziye haberiyle daha sarsıldık.
Aslında her gün ortalama 20 insanımızı ebediyete uğurluyoruz…
Bugün ise iki kıymetli isim yüreğimize düştü:
Fotospor’dan Mehmet Mümtaz Yüzbaşıoğlu’nun kıymetli eşi Şaziye Yüzbaşıoğlu,
Kuyumcular Odası Başkanı Hacı Mustafa Öz’ün muhterem annesi Fındık Öz…
Fındık Öz, öğle namazına müteakip Abdulhamithan Camii’nden;
Şaziye Yüzbaşıoğlu ise Bahçelievler Camii’nden uğurlanarak Şeyhadil Mezarlığı’na defnedilecek…
Her gün biraz daha eksiliyoruz…
Her gün faniliği daha derinden hissediyoruz…
Sevgili okurlarım;
Yarın Cuma…
Sabah namazıyla camilere koşacağız…
Ardından bayram namazını eda edip sevdiklerimizin kapısını çalacağız…
Belki sarılacağız…
Belki helalleşeceğiz…
Ama bir düşünün…
6 Şubat’ta kaybettiklerimizi…
O günden bugüne eceliyle, kazayla aramızdan ayrılan dostlarımızı…
Daha dün birlikte güldüğümüz insanların bugün bir mezar taşına dönüşmesini…
Bugün hayattayız, nefes alıyoruz…
Ama yarın ne olacağımız meçhul…
Peki soruyorum size:
Kavga etmeye değer mi?
Yalan söylemeye, dedikodu yapmaya, gıybet etmeye, iftira atmaya değer mi?
Maraş senin olsa ne olur?
Üzerine Gaziantep’i verseler ne yazar?
Hepsi seni kurtaracak mı?
Eninde sonunda varacağımız yer belli:
Bir avuç toprak…
Bir buçuk metrekarelik bir kabir…
Ne makam geliyor bizimle…
Ne servet…
Ne de dünya hırsı…
Gelin bugün geçmişi geride bırakalım…
Yeni bir sayfa açalım…
Kırgınlıkları bir kenara bırakalım…
Kalplerimizi temizleyelim…
Birbirimizi sevelim, sayalım, kucaklaşalım…
Ne kaybederiz ki?
Çocukken ne güzel sevinirdik…
“Şerefe, arefe… Son iki oruç, yarın bayram!” derdik…
Bayramlıklarımızı başucumuza koyup uyurduk…
Şimdi gelin…
Yine o çocuk kalbine dönelim…
Bayramın eşiğinde;
Sevginin, kardeşliğin ve merhametin kapısını aralayalım…
Çünkü kimse bu dünyadan bir şey götürmüyor…
Dört metre kefen bile toprakta çürüyüp gidiyor…
Son Ramazan günü…
Bayrama kavuşmaya bir gün kaldı…
Gelin bu son günü bir başlangıç yapalım…
Kalpten kalbe köprüler kuralım…
Hayırlı Ramazanlar…



