Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 703 sayılı KHK hakkında verdiği kararı tartışılmaya devam ediyor. AYM’nin söz konusu iptal kararı, doğrudan Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olarak devlette üst düzey yönetici atama yetkisini sıfırlıyor. 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte kamuoyunun yakından tanıdığı KHK’lar hakkında önemli çalışmalarıyla tanınan Hukukçu Figen Çalıkuşu, dün Karar gazetesindeki köşesinde dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. AYM kararının hukuksal boyutunu ve başlayan tartışmaların hukuksal dayanaklarını incelediği yazısında Çalıkuşu, AYM’nin neden iptal kararı verdiğini de irdeledi.

“Erdoğan’a rağmen mi?” başlıklı köşesinde Figen Çalıkuşu, “AYM İptal kararı Erdoğan’a rağmen mi alındı, yoksa Erdoğan’la beraber mi?” ile “Erdoğan 50+1 prangası ve ortağı MHP’den böyle kurtulmak istemiş olabilir mi?” şeklindeki iki soru üzerine odaklandı. AYM’nin iptal kararını önemsizleştirmek isteyenlerin hemen kolları sıvadıklarını hatırlatan “3 nolu kararname iptal edilmemiş, Cumhurbaşkanı yetkilerini kullanabilirmiş. Güldürmeyin… AYM’nin iptal ettiği 703 sayılı KHK, 3 nolu kararnamenin dayanağı. Efendim bu iptal edilenler yeni yasalar ile yapılabilirmiş. Doğru. Zaten halkın yüzde 51,41’i de buna onay vermişti, ‘yasa yapılsın’ demişti, KHK değil. 15 Temmuz rejimi KHK ile inşa edildi. Ancak kasıtlı hukuksuzluk 482 sayfalık AYM kararı ile kayıt altına alındı” ifadelerini kullandı.

‘ANAYASAYA SÜREKLİ PUSU KURAN ZİHNİYET…’

Erdoğan’ın planının “50+1 prangası ve ortağı MHP’den böyle kurtulmak” olabileceğine dikkat çeken Figen Çalıkuşu, “Erdoğan’ın neden ve kimden kurtulmak istediğini bilmiyorum. Ama boğazı sıkılan, nefessiz kalmış, yoksulluğun pençesinde kıvranan Türkiye’nin kurtulması gereken bu mevcut rejim ve anayasaya sürekli pusu kuran zihniyettir, bunu biliyorum” ifadeleriyle yazısını noktaladı:

Çalıkuşu’nun Karar’daki köşe yazısı şu şekilde:

Esaslı bir soru akla geliyor; Erdoğan’a rağmen mi yoksa Erdoğan’la beraber mi?

Aslında bu çok önemli kararı AYM, 7 Aralık 2023’de vermişti… Gerekçeli kararı ise 3 gün önce açıkladı.

O zaman, Cumhurbaşkanı ve belki de ittifak ortağı, bizim 4 Haziran’da öğrendiğimiz bu karardan aylardır haberdardı demek mümkün.

Devlet Bahçeli bu süreçte sıklıkla AYM kapatılmalı dese de bu tonda bir çıkışı, Erdoğan’dan hiç duymadık.

Oysa AYM’nin “703 sayılı KHK” hakkında verdiği bu iptal kararı, doğrudan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olarak devlette üst düzey yönetici atama yetkisini sıfırlıyor.

Bu nasıl oldu?

Ciddi bir darbeler tarihi olan bir ülkenin insanlarıyız biz.

Sadece darbelerin değil anayasaya karşı hilelerin de yapıldığı bir ülkenin insanlarıyız.

AYM’nin iptal ettiği “hile” nasıl mı yapıldı?

İnce bir mühendislik ile yapıldı.

15 Temmuz 2016 darbe kalkışması sonrası, o uzatıldıkça uzatılan OHAL dönemi başladı. Yetmedi, 15 Temmuz rejimi inşası devreye sokuldu.

16 Nisan 2017 referandumu yapıldı ve halkın yarısına yakını karşı oy kullanırken, anayasa değişikliği sadece yüzde 51,41 ile kabul edildi.

Tek imzalı hükümet sistemi geldi. Buna Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dendi.

Kasım 2017’de Cumhur İttifakı kuruldu.

Devlet Bahçeli erken seçimi gerekli gördüğünü belirtti.

Seçim erkene alındı…Aynı gün olağanüstü hâl, seçim tarihini de içine alacak şekilde üç ay daha uzatıldı.

“Allah’ın lütfu” olduğu söylenen 15 Temmuz’a, o sürece OHAL ilaç gibi geliyordu.

Halkın onayladığı bu anayasa değişikliğinde önemli bir madde vardı; CB hükümet sisteminin gerektirdiği uyum yasalarını en geç altı ay içinde TBMM yapacaktı.

Kurban Bayramı coşkuyla kutlanıyor Kurban Bayramı coşkuyla kutlanıyor

Ama öyle olmadı.

Meclis, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kanunlarını çıkarmak yerine, Cumhur ittifakının oyları ile bu yetkiyi bir kanun ile Bakanlar Kuruluna verdi. Kanunun adı “yetki kanunu” oldu.

Meclis eliyle yeni dönem kanunlarını yapmak yerine Bakanlar Kurulu eliyle KHK yaparak CB yetkilerini belirlemek…

İşte anayasa, halkın iradesine karşı hile buradan yola çıktı.

Bakanlar Kurulu, anayasaya hiç aldırmadan KHK’lar yaptı. Bu KHK ‘lar, 698, 699, 700, 701 ve 703 sayılı KHK’lar idi.

Cumhurbaşkanının yemin ettiği gün yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı bu KHK’ların.

Ayrıntısı ile 101 Soruda 15 Temmuz Yargısı isimli kitabımda yazdım:

“Cumhurbaşkanının yemin ederek göreve başlamasına kadarki sürede mıntıka temizliği yapılmış, cumhurbaşkanının tek başına, dilediğince ve keyfi düzenleme yapabileceği dikensiz bir gül bahçesi bırakılmıştı.”

AYM işte bu KHK’lardan 703 sayılı KHK’nın büyük kısmı için şimdi iptal kararı verdi.

Nedir bu 703 sayılı KHK?

Devletteki üst kademe yöneticilerin atanma usul ve esaslarının Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenmesini öngören bir KHK’dır.

Külliye, 703 sayılı KHK’da belirtilen tüm bu atamaları 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yaptı.

Ve AYM, “TBMM, Bakanlar Kuruluna ancak KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda KHK çıkarma yetkisi verebilir” diyerek… Bakanlar Kurulu’nun, KHK ile Cumhurbaşkanına üst düzey yönetici atama, mali haklarını belirleme ve detayda pek çok düzenleme yapma yetkisini vermesini Anayasaya uygun bulmadı.

Siz bakmayın sadece rektör, merkez bankası ataması ile ilgili yorumlara…

3 nolu Cumhurbaşkanı Kararnamesi ekindeki listede kimler yok ki…

Mesela Diyanet İşleri Başkanı, mesela MİT Başkanı, mesela büyükelçiler… Bu atamalar anayasa ve hukuka aykırı bulundu.

Kararı önemsizleştirmek isteyenlerin hemen iş başı yaptığını da görüyorum… 3 nolu kararname iptal edilmemiş, Cumhurbaşkanı yetkilerini kullanabilirmiş.

Güldürmeyin… AYM’nin iptal ettiği 703 sayılı KHK, 3 nolu kararnamenin dayanağı.

Efendim bu iptal edilenler yeni yasalar ile yapılabilirmiş. Doğru. Zaten halkın yüzde 51,41’i de buna onay vermişti, “yasa yapılsın” demişti, KHK değil.

15 Temmuz rejimi KHK ile inşa edildi.

Ancak kasıtlı hukuksuzluk 482 sayfalık AYM kararı ile kayıt altına alındı.

Sorumu yineleyeyim, AYM İptal kararı Erdoğan’a rağmen mi alındı, yoksa Erdoğan’la beraber mi?

Bir diğer soru:

Erdoğan 50+1 prangası ve ortağı MHP’den böyle kurtulmak istemiş olabilir mi?

Erdoğan’ın neden ve kimden kurtulmak istediğini bilmiyorum.

Ama boğazı sıkılan, nefessiz kalmış, yoksulluğun pençesinde kıvranan Türkiye’nin kurtulması gereken bu mevcut rejim ve anayasaya sürekli pusu kuran zihniyettir, bunu biliyorum.

Editör: Akif Arslan