Hür yaşadım, hür yaşarım: Bir şehrin duruşu...

Hacı Ali GÜNEÇIKAN

[email protected]

Bazı günler vardır… Takvimde durur ama kalpte yürür.

12 Şubat öyle bir gün işte.

Bir bayram değil sadece; bir şehrin “ben buradayım” diye haykırdığı yerden göğe uzanan bir cümle. Her yıl tekrar edilen bir tören gibi görünür dışarıdan. Bayrak, marş, alkış, protokol… Ama Kahramanmaraş’ta 12 Şubat, törenle sınırlı kalmaz.

Çünkü bu şehirde kurtuluş, bir “anma” işi değil; bir yaşayış biçimidir.

Trabzon Caddesi’nde kalabalık vardı… Evet. Bayraklar vardı… Elbette. Ama asıl olan şuydu: O kalabalık, sadece bugünün coşkusunu taşımıyordu. Yüz altı yılın yükünü taşıyordu.

Bir şehir düşünün:
İşgal geldiğinde kapısına kilit vurup kaderine razı olmamış.
“Devlet nerede?” diye sızlanmamış.
“Bizi kim kurtaracak?” diye başını yere eğmemiş.

Bir şehir ayağa kalkmış.
Hem de yoklukla, kuşatmayla, yoksullukla.

Ama teslim olmamış.

İşte 12 Şubat’ı her yıl tekrar okutacak güç, tam burada saklı:
Kurtuluşun bir defalık değil, karakter meselesi olması.

Kahramanmaraş’ın destanı, nutukla yazılmadı.
Kâğıtla kalemle değil…
Sokakla, evle, camiyle, mahalleyle yazıldı.

Evler karargâha döndü…
Sokaklar cepheye…
Camiler dua ile direnişin birleştiği yere…

Bu şehirde savaş “uzakta” olmadı.
Savaş, kapının eşiğindeydi.
Savaş, annenin tenceresinde azalan yemekteydi.
Savaş, çocuğun gözündeki korkuyu “imanla” susturabilmekti.

Ve bir gerçek daha:
Bu destanın en güçlü tarafı, “düzenli ordu” hikâyesi olmaması.
Burada hikâye; kendini ordu yapan bir halkın hikâyesi..

Sütçü İmam’ın ilk kurşunu…
Arslanbey’in çağrısı…
Abdal Halil Ağa’nın tokmağı…
Senem Ayşe’nin cesareti…
Ve isimsiz, kayıtsız, tabelasız nice kahraman…

Bunlar birer “figür” değil.
Bunlar, bu şehrin damarlarında dolaşan o eski kanın adı.

O yüzden Kahramanmaraş’ta kurtuluş anlatılırken “tarih” diye okunmaz; karakter diye okunur.

Bugün mahallelerde çalan davullar…
Yürüyen çeteler…
Nesilden nesile aktarılan hatıralar…

Bunların hepsini bir folklor zannedenler olur.
“Gelenek işte” deyip geçerler.

Geçmesinler.

Çünkü o davul sesi, sadece eğlence değil.
O davul sesi, şehrin hafızası.
O yürüyüşler, sadece gösteri değil.
O yürüyüşler, “biz hâlâ buradayız” cümlesi..

Bir şehir, kendini her yıl yeniden hatırlıyorsa;
Bir şehir, geçmişini her yıl yeniden yürüyorsa;
Bir şehir, çocuklarına “hürriyet” kelimesini sadece kitapla değil, meydanla öğretiyorsa…

O şehir kolay yıkılmaz.

Evet… Yüz altı yıl geçti.
Ve bu şehir üç yıl önce bir başka sınavdan geçti.

6 Şubat’ta duvarlar yıkıldı.
Çatılar çöktü.
Sokaklar sustu.

Ama Kahramanmaraş’ın asıl sınavı şuydu:
Ruh yıkılacak mıydı?

Yıkılmadı.

Çünkü bu şehir, “ayağa kalkma” işini yeni öğrenmedi.
Bu şehir, ayağa kalkmayı 1920’de ezberledi.
O yüzden 12 Şubat’ın anlamı bugün daha sert, daha ağır, daha gerçek:

Kurtuluş sadece düşmanı kovmak değil…
Kurtuluş bazen enkazın içinden çıkıp yeniden hayat kurmaktır.

Bir şehrin hem işgale, hem felakete aynı yerden cevap vermesi:
İmanla, dirayetle, birlikle.

Büyükşehir’in Reisi Sayın Fırat Görgel, İstiklal Madalyası’nın bayrağa takılıp göndere çekmesi..
Bir ritüel gibi görünür.

Değil.

O an aslında şunu söyler:
“Bu şehir, bedel ödeyerek yaşadı.”
“Bu şehir, hürriyeti miras değil, emeği saydı.”
“Bu şehir, unvanı tabelada değil, sokakta kazandı.”

Ve şunu da:
Bu madalya, sadece geçmişin ödülü değil…
Geleceğe bırakılan bir vasiyettir.

Kahramanmaraş’ın kahramanlığı, sadece tarihte değildir.
Kahramanmaraş’ın kahramanlığı, her yıl bir daha hatırlanır.

12 Şubat, esareti reddeden bir şehrin adıdır.
Ama daha önemlisi:
12 Şubat, hür yaşamanın bedelini bilen insanların adıdır.

Evet…
Eksiklikler olur.
Gelen olur, gelmeyen olur.
Protokol bazen tamdır, bazen yarım.

Ama o kalabalığın içinde bir isim vardı ki, kürsüde değildi ama tarihin en ön safındaydı.

Sütçü İmam’ın torunu Yaşar Türkkorur…
Yaşar Türkkorur’un her 12 Şubat’ta orada oluşu, bir hatıranın devam ettiğini gösteriyor.
Bir torunun, dedesinin bıraktığı hürriyet cümlesine sahip çıktığını gösteriyor.

O yüzden bu şehir için söylenecek en doğru cümle şu:

Kahramanmaraş’ın kahramanları;
İlelebet hür yaşadı,
İlelebet hür yaşayacak.

Cumamız mübarek olsun..
Vesselam..

https://www.marasgunebakis.com.tr/