Şehir üzerine düşünülmüş bir yazı! Toptaş, Saka ve Kirişçi..

Hacı Ali GÜNEÇIKAN

[email protected]

Şehirler de insanlar gibidir.

Bazen yorulur, bazen yaralanır, bazen susar…

Ama içlerinde bir yerlerde hep yeniden ayağa kalkma iradesi taşırlar.

Kahramanmaraş da öyle bir şehir.

Yani kolay bir şehir değil.

Acıyı da büyük yaşar, sevinci de büyük taşır.

Yıkıldığında sessizce içine kapanmaz; toparlanırken de sadece betonla değil, iradeyle ayağa kalkar.

Bugün bu şehirde bakılması gereken şey sadece yapılan bina, açılan dükkân, kazanılan kupa değil..

Asıl bakılması gereken şu:

Kim bu şehrin derdiyle dertleniyor?

Kim bu şehrin yükünü omuzluyor?

Kim “bir yerden başlayalım” diyerek elini taşın altına koyuyor?

Son günlerde biri spor sahasında, biri ticaret hayatında, biri devlet ciddiyeti ve vizyonuyla aynı fotoğrafın içinde duran üç isim var:

Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş…

İş insanı Osman Saka…

Ve devlet adamlığı tecrübesiyle Vahit Kirişci…

Bu üç isim, aslında üç farklı alanda aynı cümleyi kuruyor:

Kahramanmaraş yeniden ayağa kalkacak.

Onikişubat Belediyespor’un Efeler Ligi’ne yükselmesi, sadece voleybol sevenlerin sevineceği bir başarı değil.

Bu, Kahramanmaraş’ın yıllardır özlemini çektiği üst lig hasretinin sona ermesi.

Bu, bir şehrin moral kazanması.

Bu, “biz de varız” deme hali.

Ve bu başarının arkasında, vizyon koyan bir irade var.

Hanifi Toptaş’ın burada yaptığı iş, sıradan bir belediye başkanlığı pratiği değil..

Çünkü spor, sadece topun fileden geçmesi değildir.

Spor; gençliğe yön vermek, şehre heyecan vermek, aidiyet duygusunu büyütmektir.

Bir takım kurup kenara çekilmek kolay..

Ama o takımı üst lige taşıyacak inancı, desteği ve organizasyonu ayakta tutmak kolay değildir.

Hanifi Başkan burada sadece bir takım kurmadı.

Bir şehirde sporun tekrar umut veren bir dil haline gelmesine öncülük etti.

Kahramanmaraş bugün futbolda konuşuluyor, basketbolda kıpırdıyor, voleybolda Efeler Ligi’ne çıkıyorsa; burada belediyeciliği sadece asfalt ve kaldırım sanmayan bir anlayışın varlığıdır.

Hanifi Toptaş’ın en büyük artısı da budur:

Şehri sadece bugünün ihtiyaçlarıyla değil, yarının heyecanıyla da okumaya çalışması..

Bir de bu şehrin başka kahramanları var.

Kürsüde çok görünmeyen ama çarşıda, dükkânda, imalatta, tezgâhta memleketin omurgasını ayakta tutan insanlar…

İşte Osman Saka onlardan biri.

Ayakkabı imalatçısı kimliğiyle üretimin içinden gelen, emeğin ne olduğunu bilen, alın teriyle yoğrulmuş bir iş insanı olarak NOSSA Ayakkabı & Çanta ile attığı adım, sadece ticari bir yatırım değil..

Bu açılışın satır arası şudur:

“Bu şehir yeniden canlanmalı. Biz de bunun için buradayız.”

Osman Saka’nın konuşmalarındaki samimiyet, bugünün en kıymetli şeylerinden biri, samimi..

Çünkü bazı cümleler protokol gereği kurulur, bazı cümleler ise kalpten çıkar.

Saka’nın sözleri kalpten çıkıyor.

Devlete teşekkür ediyor.

Bakanlara teşekkür ediyor.

Belediye başkanlarına teşekkür ediyor.

Ama bunu kuru bir nezaket için değil; gerçekten şehrin ayağa kalkması için verilen emeği gördüğü için yapıyor.

Ve en önemlisi şu:

Sadece teşekkür etmiyor, kendisi de taşın altına elini koyuyor.

İşte bu çok kıymetli. Bürokratların bu iş insanıyla tanışmasını oturup devlet aklı üzerine sohbet etmesini isterim.

Bugün Kahramanmaraş’ın ihtiyacı olan şey yalnızca eleştiri değil; üretim cesareti, yatırım iradesi ve şehirle gönül bağı olan insanlar.

Osman Saka’nın mağaza açılışı, bu yüzden küçük görülmemeli..

Çünkü bazen bir iş yeri açılışı, bir şehrin moralini ayağa kaldıran sembole dönüşür.

NOSSA, sadece bir marka ismi değildir.

Bu şehirde “biz hâlâ buradayız, üretiyoruz, inanıyoruz” diyen bir duruştur.

Gelelim Vahit Kirişci’ye…

Eleştirdim de..

Ama kentin lokomotifi olduğunu da biliyorum.

Bazı isimler sadece görev yapmaz; bulundukları yere ağırlık koyar.

Vahit Kirişci de o isimlerden biridir.

Onun konuşmalarında hep iki şey vardır:

Birincisi devlet ciddiyeti,

İkincisi memleket hassasiyeti.

Onikişubat Belediyespor’un Efeler Ligi başarısında da, NOSSA’nın açılışında da aynı çizgiyi görüyoruz.

Bir yanda sporu küçümsemeyen, şehrin moral kaynağı olarak gören bir yaklaşım…

Diğer yanda ticaretin, üretimin ve esnafın ayağa kalkışını önemseyen bir devlet bakışı…

Kirişci’nin açılış için koşturması, programa ağırlık koyması, spor başarısına içten şekilde ortak olması boşuna değil.

Çünkü o, şunu biliyor:

Bir şehir sadece kamu yatırımıyla değil; moral, motivasyon, üretim ve birlik duygusuyla büyür.

Ramazan ayının bereketinden, birlik ve beraberlik ruhundan, terörsüz Türkiye hedefinden söz ederken de aslında büyük resmi tarif ediyor.

Bir yanda sporla sevinen bir şehir…

Bir yanda yeni açılan iş yerleriyle canlanan bir ticaret…

Bir yanda güçlü devlet, huzur ve istikrar vurgusu…

Bu bakış açısı önemli..

Çünkü memleketi sadece seçimden seçime hatırlayan değil; her alanda ayağa kalkışını önemseyen siyasetçi fark oluşturur.

Vahit Kirişci’nin burada verdiği mesaj şudur:

Kahramanmaraş sadece toparlanmıyor, yeniden güç topluyor.

Hanifi Toptaş sporda,

Osman Saka ticarette,

Vahit Kirişci ise devlet tecrübesi ve siyasi sorumluluğuyla…

Üçü de aslında aynı yere basıyor:

Bu şehir pes etmeyecek.

Biri fileden ses veriyor,

Biri vitrinden,

Biri kürsüden…

Ama cümle aynı:

Kahramanmaraş yeniden yükselecek.

Bugün bu şehirde kötümserlik pompalayan çok olabilir.

Eksik arayan, kusur sayan, geri çeken de bulunabilir.

Ama şehirleri ileri götürenler, her şeye rağmen adım atanlardır.

Bir takım kuran…

Bir dükkân açan…

Bir açılışa gidip omuz veren…

Bir başarıya sahip çıkan…

Bir cümleyle moral olan…

İşte şehir böyle büyür.

Yazılarımda son söz diye pek kullanmam..Çünkü çok sözümüz, yazmamız gereken konular var.

Kahramanmaraş’ın bugün en çok ihtiyacı olan şey;

laf değil, öncülük…

şikâyet değil, irade…

geri durmak değil, omuz vermektir.

Hanifi Toptaş’ın sporla,

Osman Saka’nın üretimle,

Vahit Kirişci’nin devlet adamlığıyla verdiği fotoğraf tam da budur.

Bu şehir için koşanlar oldukça,

bu şehir yeniden ayağa kalkmakla kalmaz;

eskisinden daha güçlü yürür.

Ve unutmayalım:

Şehirler bazen bir kupayla sevinir,

bazen bir kurdeleyle umutlanır.

Ama asıl olan, o kupanın da o kurdelenin de arkasında

şehri seven insanların bulunmasıdır.

Vesselam..

https://www.marasgunebakis.com.tr/