Attarlar Odası’nda Sandığın Ayak Sesi

AKİF ARSLAN

Ve Kahramanmaraş Çarşısının Sessiz Hesabı…

Kahramanmaraş’ın çarşısında yürürken bir şey hissediliyor:

Bir beklenti, bir tedirginlik, bir merak…

Ama hepsinin üstünde, yaklaşan seçimin verdiği o tanıdık hareketlilik.

Bu kez konu büyük siyaset değil.

Bu kez mesele, şehrin en köklü damarlarından biri olan Attarlar Odası.

Kimi için küçük bir oda seçimi gibi görünebilir. Fakat çarşının nabzını bilen, esnafın sabah siftahından akşam kepenk saatine kadar süren mücadelesine aşina olan herkes, bu seçimin aslında çarşının geleceğiyle doğrudan ilgili olduğunu bilir.

Güler’in Sessiz İstikrarı

Mevcut başkan Cuma Güler, uzun yıllardır çarşının içinde, esnafla yan yana bir isim. Onun tarzı yüksek perdeden konuşmak değil; daha çok sessiz bir istikrar.

Son dönemde esnafın yaşadığı ekonomik dalgalanmalarda Güler’in en çok yaptığı şey, “dengeyi koruma” çabası oldu.

Geçtiğimiz hafta Kapalı Çarşı’da birkaç attara sordum:

“Cuma Başkan nasıl?”

Cevap hemen hemen aynı:

“İyi, sakin, işini bilir.”

Bu sakinlik kimine göre bir avantaj, kimine göre dezavantaj. Ama bir gerçek var ki; Güler, mevcut yapıyı koruma, yarım kalan işleri tamamlama ve düzeni devam ettirme söylemiyle sahada.

Bugünlerde dükkânların çoğunda maliyet hesabı, kira baskısı ve piyasa dalgalanması konuşuluyorken, esnafa güven veren bir yönetim arayışı da yadsınamaz. Güler tam olarak bu noktaya oynuyor.

“Düzeni bozmayalım, güçlendirelim.”

Yüzeroğlu’nun Diri ve Yenilikçi Çıkışı

Karşısında ise Zekeriya Yüzeroğlu var.

Bir süredir çarşıda adı en çok konuşulan isimlerden biri. Yüzeroğlu’nun üslubu daha dinamik, daha hareketli. “Değişim” söylemi artık neredeyse esnafın günlük hayatında bile dillenen bir konu olduğu için, bu mesaj doğal olarak karşılık buluyor.

Yüzeroğlu yalnızca değişim istemiyor; değişimin içini doldurmayı da önemsiyor.

— Oda içi şeffaflık,

— Dijitalleşme,

— Esnafın ortak karar mekanizmalarına daha fazla katılması,

— Proje bazlı destek modelleri…

Onun yaklaşımında, “Odayı modernize edelim, yenileyelim” havası hissediliyor.

Çarşıda bir esnafın bana söylediği cümleyi not etmeden geçemem:

“Cuma Başkan düzeni koruyor ama Zekeriya da yeni bir nefes gibi…”

Bu söz, aslında seçimin fotoğrafını net biçimde özetliyor.

Bu Seçim Neden Önemli?

Attarlar Odası seçimi, yalnızca bir meslek grubunun yöneticisini belirlemeyecek.

Bu seçim, çarşıdaki hareketin, dayanışmanın, birlik ruhunun yönünü de belirleyecek.

Neden mi?

Çünkü:

Attarlar şehrin ticaret damarının önemli bir parçası.

Çarşı kültürü giderek zayıflarken, bu seçim geleceği belirleyecek.

Ekonomik zorluklar esnafı bir araya getirmek yerine dağıtıyor; güçlü bir oda bunu tersine çevirebilir.

Esnaf artık “sadece tabela asan” bir oda değil, “sürekli temas eden” bir yapı istiyor.

Bu yüzden attarlar sandığa giderken aslında “başkanı” değil, “geleceği” seçmiş olacak.

Gerçek Sorular

Bu seçimde oy verecek her esnafın zihninde birkaç kritik soru var:

1. Bugünümü kim daha iyi anlıyor?

Siftahsız geçen günleri, yüksek maliyeti, daralan müşteri trafiğini kim gerçekten hissediyor?

2. Yarın için kim daha planlı?

Yalnızca çarşıyı korumak değil, geleceğe taşımak için proje koyan kim?

3. Kapalı Çarşı ve çevresi ne olacak?

Düzen mi, dönüşüm mü? Hangi aday bu konuda daha ikna edici?

4. Esnafların içindeki kırgınlık, dağınıklık nasıl toparlanacak?

Birlik ruhu hangi adayla güçlenecek?

Bu sorulara verilen cevaplar, sandığın rengini belirleyecek.

Sandığa Doğru Son Viraj

Saha çalışmalarına baktığımızda yarışın baş başa olduğu net.

Esnafın dili temkinli, bakışı ölçülü…

Kimse kavga istemiyor. Kimse ayrışma istemiyor.

Tek istedikleri:

Adaletli bir yönetim,

Esnafın dertlerine çözüm,

Odanın esnafa daha yakın olması,

Çarşının geleceğine ışık tutacak projeler…

Ve işte bu noktada seçim bir sıralama değil, bir tercih haline geliyor.

Cuma Güler “istikrar” diyor.

Zekeriya Yüzeroğlu “yenilenme” diyor.

Esnaf ise “Ya düzeni güçlendireceğiz, ya yeni bir yol açacağız” diyor.

Son Söz

Attarlar Odası seçimi belki şehrin büyük siyaset gündemine girmeyecek, televizyonlarda tartışılmayacak, sosyal medyada trend olmayacak.

Ama Kahramanmaraş’ın ticaret hafızasında kendine özel ve derin bir yer bırakacak.

Çünkü attarlar sadece baharat satmaz, aktar satmaz…

Onlar bu şehrin kültürünü, kokusunu, geleneklerini taşır.

Ve bu seçimin sonucunda, o kültürün hangi yöne akacağı da biraz belli olacak.

Sandığın ayak sesleri çarşıya çoktan ulaştı.

Şimdi gözler, iki adayın son düzlüğe nasıl gireceğinde.