Trump Teksaslı Haydutlar Gibi…
Trump Teksaslı Haydutlar Gibi…
PROF. DR. TAMER ÜSTÜNER (*)
ABD Başkanı Donald Trump, 3 Ocak 2026’da Venezuela'da düzenlenen büyük çaplı hava saldırılarının ardından Amerikan güçlerinin Venezuela lideri Nicolas Maduro'yu yakaladığını açıkladı. Aslında yakalama kavramı; aranan teröristler, gasp, cinayet, adi suçlular için kullanılan bir kavramdır. Trump ise bir ülkenin başkanını sinsice o ülkeye sızarak başkanını evinden hatta yatağından alarak zorla kaçırarak ABD’ye getirmiştir. Trump adeta Teksas haydutları gibi insanların özgürlüğüne, insan haklarına ve mal varlığına çökmüştür. Bunun çökme olduğunu dünya ülkeleri ve ABD vatandaşlarıda çok iyi bilir. Bu Uluslararası hukuk kuralları, İnsan hakları, BM kuralları ve kararları, Nato gibi uluslararası kurumlar acaba ABD’yi ve Trump’ı kapsamıyor mu (?).Yada ABD ve Trump uluslararası hak-hukuk kurallarını, insan haklarını, Uluslararası demokratik ilişkileri aynı Teksaslı haydutlar gibi görmezden mi geliyor(!). Trump’ın bu tür hukuksuzluk, haksızlık saygısızlık yapacağı ABD seçimlerinde atmaya başladığı "MakeAmerica Great Again (MAGA=Amerikayı Yeniden Büyük Yap)" sloganlarıyla aslında ifşa etmiştir. Aslında bu slogan sadece Trump’ın değil ABD’li birçok politikacı tarafından da söyleniyordu….Trump tarafından 2016, 2020 ve 2024 başkanlık kampanyaları sırasında popüler hale getirilen bir Amerikan siyasi sloganı olmuştur. Çeşitli akademisyenler, gazeteciler ve yorumcular bu sloganı ırkçı olarak nitelendirmiş ve bunu gizli mesaj politikası ve şifreli dil olarak değerlendirmiştir.
Bugün Trump’ın iktidara geldikten sonra yaptıklarına bakarsak; ABD Başkanı Trump, eylül ayının başında Savunma Bakanlığı'nın adının değiştirilerek Savaş Bakanlığı olarak adlandırılması hakkında kararname imzaladı. Aslında Özgürlükçü-demokrat-İnsan hakları savunucusu ülkelerden peşpeşe tepkiler gelmeliydi, ama AB ve diğer ülkeler mülayimce izlediler…
Aslında Trump söylemleriyle yaptıkları arasında taban tabana zıt bir kişilik sergiliyor. Bunu bugün söyledikleri ve yaptıklarıyla da doğruluyor. Daha 3 ay önce Trumpdeğilmiydi? Ben Nobel barış ödülünü hak ediyorum diyen….Şimdi de Venezuela devlet başkanı ve eşini haydutlar gibi bir gece yarısı konutundan kaçırması…. Sadece Trump değil istinasız tüm ABD başkanları özelliklede Ronald Reagan, George H. W. Bush, Bill Clinton, George W. Bush, Barack Obama, Donald Trump, Joe Biden veDonald Trump dönemlerinde Afgansitan’a özgürlük sloganıyla, Irak’a demokrasi sloganıyla, şimdide Venezuallada uyuşturucu sevkiyatını durdurma söylemiyle yaptığını iddia etmiş. Bu sadece bugüne münhasır bir vaka değil ABD başkanları benzerlerini geçmişte deyapmışlar ve gelecekte de yapmaya devam edecektir. Bundan hiçkimsenin şüphesi olmasın…
Geçmişte ABD başkanlarınca yapılan emperyalist saldırlarıbir hatırlayalım;Soğuk Savaş dönemi (özellikle anti-komünizm gerekçesiyle)İran (1953)Başbakan Muhammed Musaddık petrolü millileştirince,CIA & MI6 destekli Ajax Operasyonu ile devrildi. Guatemala (1954)Seçilmiş başkan JacoboÁrbenzToprak reformu ve United FruitCompany çıkarları nedeniyle CIA destekli darbeve uzunyıllar iç savaş sürdü. Kongo (1960–65)PatriceLumumba devrildi ve öldürüldüABD, Mobutu rejimini destekledi. Şili (1973)Demokratik olarak seçilen Salvador AllendeEkonomik sabotaj ve darbe ile Pinochet diktatörlüğü oluşturuldu. Endonezya (1965)Sukarno zayıflatıldıABD destekli ordu ve Suharto500 bin+ kişinin öldürüldüğü katliamlar. Latin Amerika (1950–80’ler)Küba: Castro’yu devirmek için defalarca girişim (Domuzlar Körfezi, suikast planları) yapıldı. Nikaragua: Sandinistlere karşı Contras desteklendi. El Salvador: Sağcı askeri rejimlere desteklenerek kaosa sürüklendi. Honduras: Bölgesel operasyon üssü, Panama (1989): Noriega’yı devirmek için doğrudan işgal edildi. Orta Doğuda; Irak2003 işgalive Saddam devrildi. Gerekçe: kitle imha silahları (sonradan bulunamadı). Suriye 2011 sonrası muhalif gruplara destek, Rejimi zayıflatmaya yönelik politikalar ama burada Türkiye anahtar rol oynayarak ABD oyunlarını burada bozmuştur. Afganistan1980’lerde Sovyetlere karşı mücahitler2001’de Taliban rejimi devrildi. Avrupa & çevresi Yunanistan (1967): Albaylar Cuntası’na dolaylı destek, Ukrayna (2004, 2014): Batı yanlısı hareketlere siyasi ve mali destek (rejim değişimi tartışmalı ama etkili). Afrika & Asya’da diğer örneklerde; Vietnam: Rejim kurma ve sürdürme çabası (başarısız), Laos, Kamboçya: Gizli bombardımanlar ve Libya (2011): NATO müdahalesi Kaddafi’nin devrilmesi, Mısır’da demokratik yollarla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı gerçekleştirilen askeri darbe de ABD himayesinde 3 Temmuz 2013’te olmuştur.
ABD’nin Türkiye üzerine oynadığı senaryolar ayrı bir paragraf açmak gerekir;Türkiye’de 10 yılda bir ABD tarafında otomatiğe bağlanmış Askeri darbelerinde müsebbibi kimmiş? Yine ABD’nin dümeniyle Türkiye’de Fetönün 15 Temmuz 2016 darbesi bunlarla da bittimi? Hayır bitmedi ve bitmeyecekte…ABD Biden başkanlığı döneminde hatırlayalım! Türkiye’de 14 Mayıs 2023 tarihindecumhurbaşkanlığı seçimine gittiği dönemde Biden alenen Recep Tayyip Erdoğan kazanmasını istemiyoruz demişti. Biden, Türkiye’de hiçbir zaman yan yana dahi gelemeyen siyasi partileribir işaretiyle 6’lı masaya oturtuverdi. Ama Türk milletinin feraseti ve dirayeti Joe Biden ve ABD’yi hayal kırıklığına uğratmıştır.
Bir gece ansızın Venezuela saldırısı sonrası ABD Başkanı Donald Trump'ın üstü örtülü tehditleri Amerika'nın dostlarını da rakiplerini de aynı anda tedirgin ediyor. Dünya genelinde şu soru ise yüksek sesle soruluyor: Sırada kim olabilir?
ABD Başkanı Trump'ınemperyal saldırılarına gerekçe olarak yeni söylemi uyuşturucu kaçakçılığı oldu. Oysa gerçek niyetlerini açıkça da söyledi. Trump Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun ele geçirilmesinin ardından ülkede petrol üretiminin yeniden canlandırılması için ABD'li petrol şirketlerini Venezuela'ya göndereceğini açıkladı.Venezuela'nın petrolüne ilişkin açıklamaları ve petrol için yaptığını da satır aralarında deşifre etmiştir. Venezuela'nın petrol rezervleri hangi düzeyde? Uluslararası Enerji Ajansı'nın 2023 verilerine göre, Venezuela 303 milyar varil ham petrol ile dünyada bilinen petrol rezervlerinin yüzde 17'sine sahip. Bu bilgi aslında ABD ve Trump’ın gerçek niyetini ortaya koymaktadır.
ABD hedefine aldığı ülkelerde ilk önce kaos, terör, ekonomisini çökertme gibi planlarını devreye sokmuştur. Resmi olarakçoğu zaman “demokrasi, istikrar, güvenlik” söylemini kullanmıştır. Eleştirmenlere göre ise ABD’nin bu savaş oyunlarının gerçek nedenleri arasında; petrol kaynakları, değerli madenler,enerji, şirket çıkarları, jeopolitik güç ve Sovyet/Çin etkisini sınırlama asıl motivasyonudur. Birçok operasyon sonradan gizliliği kaldırılmış belgelerle bu görüşler doğrulanmıştır.
Şimdi sırada ABD ve Trump’ın hedefinde olan ülkelere bakalım; Grönland, Küba, Kolombiya, Meksika, İran ve Kanada….ABD BaşkanıTrump, Venezuela saldırısınınardından Grönland'ı Amerikan topraklarına katmak istediğini bir kez daha söyledi.Grönland; Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka'ya bağlı, önemli maden kaynaklarına sahip devasa bir ada.Trump’ın bu pervasızlıklarına eğer Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararası Adalet Divanı UNICEF, WHO, UNHCR,Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), Lahey Daimi Tahkim Mahkemesi gibi uluslararası düzeni sağlamakla yükümlü olanlar ve bağımsızlığı savunan tüm ülke başkanları sessiz kalıyorsa durum gerçekten çok vahimdir. BM Uluslararası ilişkilerin omurgası güya…NATOBarış ve güvenlik, İnsan hakları, İnsani yardım ve Uluslararası hukuk hani nerede?
Hani bu dünya ülkelerin hukukunu ve düzenini sağlayan bu kurumlar veya başkanları nerede?
(*PROF. DR. TAMER ÜSTÜNER, Kahramnamaraş sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi)